Münih’te bir miras sözleşmesi yaparken mutlaka dikkat etmeniz gereken 10 husus

Münih’te bir miras sözleşmesi yaparken mutlaka dikkat etmeniz gereken 10 husus

Münih’te miras hukuku kapsamında önlem almak isteyenlerin seçebileceği üç temel araç vardır: el yazısı vasiyetname, eşlerin ortak vasiyetnamesi ve miras sözleşmesi. Münih’teki uygulamada miras sözleşmesi en etkili, ancak aynı zamanda en zorlu araçtır. Etkilidir, çünkü bağlayıcıdır. Zorludur, çünkü bu bağlayıcılık, iyi düşünülmemişse ileride soruna yol açabilir. 1987’den beri sürdürdüğüm mesleki faaliyetlerim kapsamında miras sözleşmeleri hazırladım, inceledim, itiraz ettim, müzakere ettim ve yürürlüğe koydum. Bu deneyimlerden yola çıkarak, Münih’te bir miras sözleşmesinde mutlaka dikkate alınması gereken on madde ortaya çıktı. Bunlardan birini gözden kaçıran kişi, er ya da geç bir sorunla karşılaşır — bazen yıllar sonra, bazen de vefatından sonra, ancak her zaman bedeli ağır olur.

Kısa tanım

Miras sözleşmesi, en az iki kişi arasında, gelecekteki miras devrini düzenleyen ve noter tarafından tasdik edilmiş bir sözleşmedir. Vasiyetten farklı olarak miras sözleşmesi bağlayıcıdır — tek taraflı olarak feshedilemez. Yasal dayanak: BGB’nin 2274. maddesi ve devamı. Şekil: Mutlaka noter tarafından tasdik edilmelidir (BGB’nin 2276. maddesi).

1. Noter tasdiki zorunludur — bundan kaçış yoktur

Münih’teki miras sözleşmesi tek bir şekle sahiptir: noter tasdiki. Evde bir kağıda yazabileceğiniz el yazısı vasiyetten farklı olarak, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2276. maddesi, her iki tarafın da bir noterin huzurunda şahsen hazır bulunmasını şart koşar. Bu bir tavsiye değil, sözleşmenin geçerliliği için bir ön koşuldur. Masa çekmecesinde kendisi ile hayat arkadaşı arasında özel olarak düzenlenmiş bir “miras sözleşmesi” bulunduran kişinin elinde hukuki açıdan hiçbir şey yoktur — her iki tarafın iradesi belgelenmiş ve her ikisi de imzalamış olsa bile.

Münih’te noter sayısı oldukça fazladır; sadece şehir merkezinde bile miras hukuku konusunda uzman çok sayıda noterlik bürosu faaliyet göstermektedir. Tasdik işlemi genellikle 30 ila 90 dakika sürer; ancak karmaşık durumlarda — şirket devri, yurt dışı bağlantıları, karma aileler — bu süre önemli ölçüde uzayabilir. Önemli: Noter, yasal olarak tarafsızlık yükümlülüğüne tabidir. Noter, isteklerinizin geçerliliğini kontrol eder, stratejik olarak mantıklı olup olmadığını değil. Stratejik danışmanlık — miras sözleşmesinde nelerin yer alması gerektiği, hangi hükümlerin dahil edilmesi gerektiği, hangilerinin edilmemesi gerektiği — noter randevusundan önce avukat tarafından sağlanır. Münih’teki uygulamada, miras hukuku davalarında avukat ve noterin görevlerinin net bir şekilde ayrılması kendini kanıtlamıştır: avukat stratejik, noter ise biçimsel olarak çalışır.

2. Bağlayıcılık — vasiyetnameyle arasındaki en önemli fark

Miras sözleşmesinin temel özelliği, bağlayıcı olmasıdır. Her an iptal edilebilen bir vasiyetnamenin aksine, miras sözleşmesi miras bırakanı yaptığı tasarruflarla bağlar. Somut olarak şunu ifade eder: Bir miras sözleşmesinde kızımı tek mirasçı olarak atarsam, bu tasarrufu daha sonra yeni bir vasiyetnameyle öylece “değiştiremem”. On yıl sonra oğlumu tek mirasçı olarak belirlediğim başka bir vasiyetname düzenlesem bile, kızımla yapılan miras sözleşmesi geçerliliğini korur. Mirasçı o olur.

Bu bağ, hukuki açıdan iki ucu keskin bir kılıç gibidir. Bir yandan güvenlik sağlar: Miras sözleşmesine dayanarak hayatıyla ilgili kararlar alan kişi — Münih’teki sıra evini miras alacağını bildiği için annesine bakmak üzere Münih’teki işinden ayrılan kız — bu anlaşmaya güvenebilir. Öte yandan, hayat değiştiğinde — boşanma, anlaşmazlık, yeni bir aile, mali sıkıntılar gibi — bu bağ bir kafese dönüşebilir. Münih’teki hukuk büromda, 1990’larda imzalamış oldukları miras sözleşmelerini bugün seve seve değiştirmek isteyen, ancak bağlayıcılık etkisi nedeniyle bunu yapamayan müvekkillerle sık sık karşılaşıyorum.

Bu deneyimden çıkan net bir tavsiye şudur: Münih’te bir miras sözleşmesi imzalayanlar, bu anlaşmanın genellikle on yıllarca geçerli kalacağını akılda tutmalıdır. Bugün makul görünen yaşam kararları, 20 yıl sonra geçerliliğini yitirebilir. İşte bu nedenle her miras sözleşmesinde uyarlama mekanizmaları hakkında bir tartışma yer almalıdır — iptal hakkı ile ilgili 5. maddeye bakınız.

3. Zorunlu miras payı değişmez — en iyi miras sözleşmesi bile zorunlu miras payı hakkına sahip akrabalardan koruma sağlamaz

Münih’teki müvekkillerimde sıkça rastladığım bir yanılgı: Miras sözleşmesi, zorunlu miras hakkı olan akrabaların bu hakkından mahrum bırakılması için bir araç olarak yanlış anlaşılmaktadır. Bu mümkün değildir. Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2303. maddesi, çocuklara, eşlere ve belirli koşullar altında ebeveynlere de yasal miras payının yarısı tutarında bir zorunlu miras hakkı tanır — ve bu, miras sözleşmesinde ne yazdığına bakılmaksızın geçerlidir. Miras sözleşmesinde üç çocuğunu hayat arkadaşının lehine miras hakkından mahrum eden kişi, hayat arkadaşını tek mirasçı yapmış olsa da, çocuklara zorunlu payı parasal bir hak olarak ödemekle yükümlüdür.

Gayrimenkul değerlerinin yüksek olduğu Münih’te bu durum hızla hayati bir mesele haline gelir. Münih’ten bir örnek: Schwabing’de piyasa değeri 1,2 milyon avro olan bir daire, zorunlu miras hakkına sahip üç çocuk, ikinci eş lehine düzenlenmiş miras sözleşmesi. Her çocuğun zorunlu miras payı, mirasın sekizde biri, yani çocuk başına yaklaşık 150.000 avro, toplamda 450.000 avrodur — bu tutar, mirasın açılmasından sonraki birkaç ay içinde nakit olarak ödenmelidir. Dul eş, daireyi satmak ya da ipotek kredisi almak arasında bir seçim yapmak zorundadır. İşte tam da bu durum, iyi düşünülmüş bir miras sözleşmesi ile önlenmelidir — tazminat karşılığında erken zorunlu miras payından feragat, mahsup edilebilir bağışlar ve hayattayken intifa hakkı saklı kalmak kaydıyla devretme yoluyla.

Zorunlu miras payının tamamlanması — BGB Madde 2325

Vasiyet eden kişi, hayattayken yaptığı bağışlarla zorunlu payı azaltabileceğini düşünüyorsa, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2325. maddesini bilmelidir: Son on yıl içinde yapılan bağışlar, zorunlu pay hesaplamasına orantılı olarak dahil edilir (azaltma kuralı: her yıl %10 daha az). Mirasın açılmasından beş yıl önce Münih’teki daireyi ikinci eşine bağışlayan kişi, medeni hukuk açısından mülkiyet devrini gerçekleştirmiş olsa da, çocukların zorunlu pay tamamlama hakkı %50 oranında devam eder.

4. Münih’teki gayrimenkul değerleri, vergi hesaplamasını önemli ölçüde değiştiriyor

Münih’teki miras sözleşmesi, Almanya’nın herhangi bir başka şehrindeki miras sözleşmesinden özellikle tek bir değişkenle ayrılır: piyasa değerleri. 2026 yılında, Münih’in orta sınıf bir semtinde bulunan bir apartman dairesinin değeri genellikle 600.000 ile 1,5 milyon avro arasında değişmektedir. Bogenhausen, Solln veya Pasing’de bulunan bir sıra evin değeri ise kolaylıkla iki milyon avroyu aşabilir. Bu değerler, veraset vergisi üzerinde doğrudan etkiler yaratmaktadır.

Veraset Vergisi Kanunu’na göre veraset muafiyet tutarları yıllardır değişmemiştir: Eş için 500.000 avro, çocuk başına 400.000 avro, torun başına 200.000 avro; evli olmayan hayat arkadaşı gibi akraba olmayan kişiler için ise sadece 20.000 avro. Münih’teki piyasa değerleri göz önüne alındığında, bu muafiyet tutarları genellikle yetersiz kalmaktadır. Evli olmayan hayat arkadaşına miras sözleşmesi yoluyla Maxvorstadt’ta 900.000 Euro değerinde bir daire bırakan kişi, vergi sınıfı III’te yaklaşık 880.000 Euro tutarında miras vergisi yükümlülüğü doğurur — vergi oranları %30’dan başlar. Hayat arkadaşı resmi olarak daireyi miras alsa da, 264.000 Euro vergi borcu oluşur ve genellikle daireyi satmadan bu tutarı ödeyemez.

İşte tam da bu noktada Münih’teki stratejik miras sözleşmesi düzenlemesi devreye giriyor. Olası araçlar: 10 yıllık sürenin kullanıldığı hayattayken yapılan bağışlar (her on yılda bir muafiyet tutarları yeniden kullanılabilir), daha avantajlı bir vergi sınıfına geçmek amacıyla evlilik, kendi kullanımına ait gayrimenkuller için Veraset Vergisi Kanunu’nun (ErbStG) 13. maddesinin 1. fıkrasının 4b/c numaralı bentleri uyarınca aile evi ayrıcalığı, vergilendirilebilir sermaye değerini azaltmak amacıyla intifa hakkı karşılığında devretme. Tüm bunlar miras sözleşmesi danışmanlığının bir parçasıdır.

5. İptal hakkını göz önünde bulundurun — en önemli güvenlik önlemi

Miras sözleşmesinin bağlayıcılığı, tamamen ortadan kaldırılmadan sözleşme yoluyla hafifletilebilir. Bunun için en önemli araç, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2293. maddesine göre düzenlenen sözleşmeden çekilme hakkıdır. Miras sözleşmesinde, miras bırakanın hangi koşullarda sözleşmeden tek taraflı olarak çekilebileceği belirlenir — örneğin boşanma, maddi zararlar, mirasçıya düşen ağır kusurlar veya bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi durumlarda. Böyle bir çekilme hakkı sözleşmeye dahil edilirse, miras bırakan bir çıkış yolu elde eder.

Münih’teki muayenehanemde, neredeyse her zaman fesih şartlarını öneriyorum — üstelik kademeli olarak. Tipik bir madde yapısı şu şekildedir: birinci fesih sebebi — Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2294. maddesi anlamında ağır ihlal; ikinci fesih sebebi — boşanma (eşler arasındaki miras sözleşmelerinde); üçüncü fesih sebebi — mirasçının iflası (şirket devri durumunda önemlidir); dördüncü fesih sebebi — sözleşmede belirtilen iş temellerinin ortadan kalkması (örneğin, mirasçının Münih’e taşınması ve orada ebeveynlerinin bakımını üstlenmesi — ve üç yıl sonra tekrar taşınması). Bu tür hükümler bir güvensizlik oyu değil, yaşam koşullarının değiştiği gerçeğine yönelik gerçekçi bir yanıt niteliğindedir.

Önemli: Sözleşmeden çekilme beyanının kendisi usulüne uygun olarak yapılmalıdır — Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2296. maddesi, sözleşme tarafına yönelik çekilme beyanının noter tarafından tasdik edilmesini şart koşmaktadır. Dolayısıyla, sözleşme gereği sözleşmeden çekilmek isteyen kişinin tekrar notere gitmesi gerekir.

6. Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2281. maddesine göre itiraz — ikinci çıkış yolu

İptal hakkı dışında, miras sözleşmesinden kurtulmanın ikinci bir yolu daha vardır: sözleşmenin geçersiz kılınması. Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2281. maddesi, miras bırakanın belirli koşullar altında kendi sözleşmeye dayalı tasarruflarını geçersiz kılmasını izin vermektedir — örneğin, hata, hukuka aykırı tehdit veya, özellikle uygulamada önem taşıyan bir durum olarak, zorunlu miras payı hakkına sahip bir kişinin göz ardı edilmesi gibi durumlarda.

Bu son durum, Münih’teki davalarda sıkça rastlanan bir durumdur: Miras bırakan, 1995 yılında bir miras sözleşmesi imzalamıştır ve o tarihte iki çocuğu vardır. 2005 yılında üçüncü bir çocuk dünyaya gelir. Üçüncü çocuk miras sözleşmesinde yer almamaktadır, ancak zorunlu miras hakkına sahiptir. Miras bırakanın vefatından sonra, miras sözleşmesinden mahrum kalan çocuk, miras bırakanın üçüncü çocuğun varlığından haberdar olsaydı farklı bir karar vereceği varsayılırsa, miras sözleşmesine itiraz edebilir. İtiraz, itiraz nedeninin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde bildirilmelidir (§ 2283 BGB).

Miras bırakanın hayattayken sözleşmeyi kendi isteğiyle feshetmesi mümkündür — ve pratikteki bazı durumlarda, artık uygun olmayan bir miras sözleşmesinden kurtulmak için en önemli araçtır. Burada da kanun, noterlik şartını gerektirir (BGB Madde 2282). Kendi iradesiyle feshetme, sadece itiraz edilen tek bir hükümü geçersiz kılmakla kalmaz — sözleşmeye dayalı hükümlerde, bir hükmün ortadan kalkması genellikle miras sözleşmesinin tamamının geçersizliğine yol açar. Bu, keskin bir kılıçtır. Bunu kullanan kişi, fesih gerekçesini hukuki açıdan eksiksiz bir şekilde belgelemelidir.

7. Merkezi Vasiyet Kayıt Defterine Kayıt — Yükümlülük ve Koruma

Münih’te noter tarafından tasdik edilen her miras sözleşmesi, otomatik olarak Federal Noterler Odası’na bağlı Merkezi Vasiyet Kayıt Defteri’ne (ZTR) kaydedilir. Bu bir tercih meselesi değil, standart bir uygulamadır. Almanya’da her vefat durumunda, Nüfus Dairesi ZTR’yi bilgilendirir; ZTR, vefat eden kişi adına bir vasiyetname veya miras sözleşmesi kayıtlı olup olmadığını kontrol eder ve sonucu yetkili miras mahkemesine bildirir. Münih’te miras mahkemesi, Maxburgstraße 4 adresinde bulunan Münih Asliye Mahkemesi’dir.

Bu otomatik bağlantı önemli bir avantaja sahiptir: Miras sözleşmesi kaybolmaz. El yazısı vasiyette, son versiyonun kimsenin haberi olmadığı bir masa çekmecesinde kalması gibi, uzun zamandır bilinen bir sorun vardır. Noter huzurunda yapılan miras sözleşmesinde ise bu durum söz konusu değildir — aslı noterde kalır, miras sözleşmesi Münih Asliye Mahkemesi’nde özel resmi muhafaza altına alınır ve ZTR bu durumdan haberdardır. Miras davası açıldığında, miras mahkemesi miras sözleşmesini açar, açılış işlemini bir tutanakta belgelendirir ve ilgili tarafları bilgilendirir.

Bu bağlamda önemli olan nokta şudur: ZTR, kamuya açık bir sicil kaydı değildir — ilgili taraflar, mirasın açılmasından sonra ancak bir miras sözleşmesinin varlığını ve içeriğini öğrenebilirler. Zorunlu miras payı hakkına sahip bir akraba olarak miras sözleşmesinin içeriğini öğrenmek isteyen kişi, miras bırakanın vefatından sonra miras mahkemesine inceleme talebinde bulunmalıdır.

8. İşletme devri durumunda miras sözleşmesi — doğru şekilde düzenlendiğinde en ideal çözüm

Münih iş dünyasında miras sözleşmesi, şirket devri konusunda açık ara en önemli araçtır — ve aynı zamanda en çok hatanın yapıldığı araçtır. Bunun nedeni, bağlayıcılık etkisidir: Orta ölçekli bir şirket kurmuş ve bunu bir sonraki nesle devretmek isteyen birinin, bağlayıcılığa ihtiyacı vardır. Atanan halef, şirketi devralacağını bilmelidir — aksi takdirde şirketin inşasına katkıda bulunma kararı almaz. Miras sözleşmesi bu bağlayıcılığı sağlar, vasiyetname ise sağlamaz.

Uygulamada üç durum sıkça görülür. Birincisi, ebeveynler ile şirketi devralacak olan bir çocuk arasında yapılan miras sözleşmesidir — geri kalan kardeşler, zorunlu paylarından feragat karşılığında tazminat alarak paylarına düşen payı alırlar. İkincisi, iş ortakları arasında yapılan ve ölümden sonra yönetimdeki halefiyetin düzenlendiği miras sözleşmesidir — bu özellikle aile şirketlerinde ve küçük şahıs şirketlerinde önemlidir. Üçüncüsü, aile şirketlerinde miras ve evlilik sözleşmesinin birleştirildiği düzenlemedir; burada evlilikle ilgili mal rejimi düzenlemeleri, miras hukuku hükümleriyle iç içe geçmektedir.

Her şirket devri miras sözleşmesinin temel hükümlerinden biri, oy hakkının halefe yoğunlaştırılmasıyla birlikte şirket hisselerinin dağıtımına ilişkin düzenlemedir. Kardeşleri servet üzerinde eşit haklara sahip kılmak, ancak şirket yönetiminde eşit haklara sahip kılmamak isteyenler, bunu miras sözleşmesinde farklı hisse sınıfları, oy hakkı bağlamaları veya tröst düzenlemeleri yoluyla güvence altına almalıdır. Bu tür düzenlemeler avukatın hazırlık aşamasına aittir — noter bunları yalnızca uygular, geliştirmez.

9. Yurtdışı İlişkisi — AB Miras Tüzüğü ve hukuk seçimi hükümleri

Münih’te yaşayanların, miras sözleşmesiyle ilgili olarak şaşırtıcı derecede sık yurt dışı bağlantıları vardır. Münih’teki müvekkillerin yapısı uluslararası niteliktedir: Mallorca’da ikinci bir konut, İtalya’da aile üyeleri, Avusturya’da iş ortaklıkları, İsviçre’de geçirilen bir yaşam dönemi, ABD’den gelen miras. Tüm bu durumlarda AB Miras Hukuku Tüzüğü (EU-ErbVO) devreye girer.

AB Miras Tüzüğü’nün ilkesi basit bir şekilde ifade edilmiştir: Mirasçının, vefat ettiği tarihte olağan ikametgahının bulunduğu devletin miras hukuku geçerlidir (AB Miras Tüzüğü, Madde 21). Dolayısıyla, yaşlılık günlerini Mallorca’da geçirip orada vefat eden bir kişi, tüm mal varlığı Münih’te olsa bile, ilke olarak İspanyol miras hukukunun kapsamına girer. Örneğin, İspanyol miras hukuku, Alman miras hukukundan farklı zorunlu pay düzenlemelerine, farklı vergi yapılarına ve farklı usullere sahiptir. Bu durum, miras sözleşmesinde özenle tasarlanmış düzenlemeleri tamamen geçersiz kılabilir.

Çözüm, AB Miras Yönetmeliği’nin 22. maddesindeki hukuk seçimi hükmünde yatmaktadır: Miras sözleşmesinde, Alman hukukunun uygulanacağı açıkça belirtilir. Bu seçim, miras bırakanın Alman vatandaşı olması koşuluyla mümkündür. Münih’te, müvekkillerimin yurtdışı ile bir bağlantısı olması öngörülen hemen hemen her miras sözleşmesinde bu hükmü öneriyorum — bu bağlantı şu anda henüz güncel olmasa bile. Bu hüküm ücretsizdir; ancak unutulması ileride pahalıya mal olabilir.

10. Noterden önce avukat — doğru sıra, hem paradan hem de stresten tasarruf sağlar

Onuncu madde, içerikten çok bir prosedür niteliğindedir — ancak miras sözleşmesinin kalitesini sıklıkla belirleyen unsurdur. Münih’teki birçok müvekkil doğrudan notere gider, orada bir sözleşme taslağı hazırlatır ve ardından tasdik randevusu alır. Bu, biçimsel olarak işe yarar — sözleşme yürürlüğe girer, tasdik yükümlülüğü yerine getirilmiş olur. Bu yaklaşımda eksik olan şey ise stratejik ön inceleme. Noter, yasal olarak tarafsızlık yükümlülüğüne tabidir (§ 14 BNotO) ve tek taraflı, taraf tutan bir danışmanlık hizmeti vermez. Sözleşmenin geçerli olmasını sağlar — ancak taraflardan biri için en uygun stratejiyi geliştirmez.

35 yıllık miras hukuku deneyimine dayanarak net bir tavsiyem var: Önce avukat, sonra noter. Avukat, sizinle stratejik konuları — zorunlu miras payı sorunu, vergi yapısı, bağlayıcılık ile esneklik arasındaki denge, yurt dışı bağlantıları, şirket devri — görüşür ve sözleşme maddelerinin yapısını hazırlar. Ancak bu stratejik hazırlık tamamlandıktan sonra, sözleşmeyi usulüne uygun olarak tasdik edecek olan notere gidersiniz. Böylelikle iki tipik hatayı önlersiniz: birincisi, avukatla görüşülmesi daha uygun olan stratejik tartışmalar için pahalı noter saatlerinin boşa harcanması; ikincisi ve en önemlisi, tasdik randevusu sırasında kesinleşecek stratejik hatalar.

Münih’teki ofisimizde, KLAMERT & PARTNER olarak rutin olarak bu sırayla çalışıyoruz — ve şehir merkezindeki noterleri şahsen tanıyoruz. Bu bir pazarlama stratejisi değil, iyi bir miras hukuku davasının işleyiş şeklidir.

Özet — on maddeye genel bakış

Münih’te bir miras sözleşmesi yapmayı planlayanlar, şu on maddeyi göz önünde bulundurmalıdır:

  1. Miras sözleşmesi mutlaka noter tasdiki gerektirir (BGB Madde 2276) — bundan kaçış yoktur.
  2. Bağlayıcılık, vasiyetnameyle arasındaki temel farktır — miras sözleşmesinde yer alan hükümler tek taraflı olarak iptal edilemez.
  3. Zorunlu miras payı geçerliliğini korur — en iyi miras sözleşmesi bile zorunlu miras payı hakkına sahip akrabaların haklarını ortadan kaldıramaz.
  4. Münih’teki gayrimenkul değerleri, her miras sözleşmesini bir vergi meselesi haline getiriyor — muafiyet tutarları genellikle yetersiz kalıyor.
  5. Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2293. maddesine göre cayma hakkı hükmünü eklemek — değişen yaşam koşulları için en önemli güvenlik mekanizması.
  6. Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2281. maddesine göre itiraz, ikinci bir çıkış yolu olarak — miras payı hakkı olan akrabaların göz ardı edilmesi durumunda özellikle önemlidir.
  7. Merkezi Vasiyet Kayıt Defteri’ne kayıt işlemi otomatik olarak gerçekleştirilir — Münih Asliye Mahkemesi’nde (Maxburgstraße 4) saklanır.
  8. Şirket devri söz konusu olduğunda miras sözleşmesi en önemli araçtır — ancak oy hakkı ve hisse yapıları için özel hükümler gereklidir.
  9. Yurtdışı ile ilgili bir durum söz konusu olduğunda, AB Miras Yönetmeliği’nin 22. maddesine göre hukuk seçimi hükmü gereklidir — yurtdışında ikamet edilmesi şu anda gündemde olmasa bile.
  10. Önce avukat, sonra noter — stratejik hazırlık, tasdik işleminden önce yapılmalıdır.

Münih’teki miras sözleşmeniz — ücretsiz ilk değerlendirme

Münih’te bir miras sözleşmesi hazırlamayı planlayan veya mevcut bir miras sözleşmesini inceletmek isteyenler, konuyla ilgili derinlemesine bir avukat danışmanlığıyla başlamalıdır. KLAMERT & PARTNER olarak, 1987 yılından bu yana Münih’te miras hukuku konusunda danışmanlık hizmeti veriyoruz — özellikle medeni hukuk düzenlemeleri, vergi sonuçları ve uzun vadeli aile stratejilerinin birbiriyle uyumlu bir şekilde ele alınmasına odaklanıyoruz. Konunuzla ilgili ilk değerlendirme ücretsizdir: Bize durumunuzu anlatın, biz de bağlayıcı olmayan bir şekilde temel hususları inceleyip, miras sözleşmesi, vasiyetname veya bunların bir kombinasyonunun en uygun yol olup olmadığını size bildirelim.

Bize 089 540 239 0 numaralı telefondan, web sitemizdeki iletişim formu aracılığıyla veya Münih’teki Heimeranstraße 37 adresinde şahsen ulaşabilirsiniz — Theresienwiese ve Merkez Tren İstasyonu’na sadece birkaç dakika uzaklıkta. Diller: Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce.

Münih’te miras sözleşmesiyle ilgili sık sorulan sorular

Münih’te bir noterde miras sözleşmesinin maliyeti nedir?

Tescilleme ücretleri, işlem değerine göre belirlenir. Miras sözleşmesinde bu değer şu formüle göre hesaplanır: düzeltilmiş net varlık (brüt varlıktan borçların çıkarılmasıyla elde edilen tutar, ancak en az brüt varlığın yarısı) ile 1,3 çarpılır. Eşler arasındaki miras sözleşmelerinde her iki tarafın varlıkları toplanır. Münih’te yaşayan ve bir milyon avro servete sahip bir çiftin işlem değeri dolayısıyla 1,3 milyon avro olur; GNotKG’ye göre noter ücretleri genellikle dört haneli rakamların alt sınırlarında seyreder. Buna ek olarak masraflar, KDV ve ZTR kaydı da eklenir. Avukatlık hazırlık çalışmaları RVG veya ücret anlaşmasına göre hesaplanır ve noter ücretlerine dahil değildir.

Miras sözleşmesi mi, vasiyetname mi — hangisi daha iyi?

Cevap, sizin somut durumunuza bağlıdır. Basitçe söylemek gerekirse: Bağlayıcılık ve kesinlik gerektiren durumlarda — şirket devri, evlilik dışı birliktelikler, iş ortaklarıyla ilişkiler, karşılıklı yükümlülük içeren bakım anlaşmaları gibi — miras sözleşmesi tercih edilmelidir. Esnekliğe ihtiyaç duyan ve değişikliklere açık olmak isteyenler ise bir vasiyetname düzenlemelidir. Münih’teki uygulamada sıklıkla karma çözümlerle karşılaşıyoruz: Bir miras sözleşmesi, kritik ve bağlayıcılık gerektiren hükümleri düzenlerken, esnek kısım için de bir vasiyetname düzenlenir.

Münih’te bir miras sözleşmesi sonradan değiştirilebilir mi?

Prensip olarak, yalnızca tüm sözleşme taraflarının rızası ile — ve bu durumda da yeniden noter tasdiki ile. Tek istisnalar: Sözleşmede yer alan bir ihtirak nedeniyle sözleşmeden çekilme, iptal sebebi bulunması halinde BGB’nin 2281. maddesi uyarınca sözleşmenin iptali veya tüm taraflarca sözleşmenin feshi (BGB’nin 2290. maddesi). Tek taraflı değişiklik mümkün değildir — bağlayıcılığın anlamı tam da budur.

Kimler miras sözleşmesi yapabilir?

Reşit ve tam hukuki ehliyete sahip kişiler. Miras sözleşmesi için sadece vasiyetname düzenleme ehliyeti (16 yaşından itibaren) yeterli değildir. En az iki sözleşme tarafı gereklidir. Münih’te sıkça görülen durumlar: Eşler, evli olmayan birlikte yaşayan çiftler, ebeveynler ve çocuklar, kardeşler, iş ortakları.

Münih’te miras sözleşmesi nerede saklanır?

Aslı noterde kalır. Miras sözleşmesi, yetkili Münih Asliye Mahkemesi’nde (Miras Mahkemesi, Maxburgstraße 4) özel resmi muhafaza altına alınır ve aynı zamanda Federal Noterler Odası’na bağlı Merkezi Vasiyet Kayıt Defteri’ne kaydedilir. Mirasın açılması durumunda miras sözleşmesi otomatik olarak açığa çıkar — kaybolması mümkün değildir.

Mevcut bir miras sözleşmesini iptal ettirebilir miyim?

Evet, Alman Medeni Kanunu’nun (BGB) 2281. maddesinde belirtilen koşullar altında — yanılgı, tehdit, zorunlu miras payı hakkı sahibinin göz ardı edilmesi. Miras bırakanın hayattayken kendi iradesiyle yaptığı iptal işlemi noter tasdiki gerektirir (BGB’nin 2282. maddesi). Zorunlu miras payı sahipleri tarafından sözleşmenin iptali, miras bırakanın vefatından sonra mümkündür; süre, iptal nedeninin öğrenilmesinden itibaren bir yıldır (§ 2283 BGB). İptal işlemi genellikle miras sözleşmesinin tamamını geçersiz kılabileceğinden, bu süreç her zaman bir avukatın eşliğinde yürütülmelidir.

Miras sözleşmesi, zorunlu miras payı taleplerine karşı koruma sağlar mı?

Hayır — ve bu en yaygın yanılgılardan biridir. Zorunlu miras payı hakları, zorunlu miras payı hakkına sahip akrabalar (çocuklar, eş, bazı durumlarda ebeveynler) miras sözleşmesi yoluyla yasal miras sırasından hariç tutulduğunda ortaya çıkar. Zorunlu miras payı hakkı, yasal miras payının yarısı tutarında bir parasal hak olup, miras sözleşmesinin içeriğinden bağımsız olarak doğar. Bu hak, ancak tazminat karşılığında zorunlu miras payından feragat edilmesi yoluyla azaltılabilir — ve bunun da noter tasdiki şarttır.

Miras sözleşmesi ne kadar süreyle geçerlidir?

Bir kez geçerli bir şekilde tasdik edilmiş olan miras sözleşmesi, ölüm, fesih, geri çekilme veya iptal yoluyla sona erene kadar prensip olarak geçerliliğini korur. Herhangi bir geçerlilik süresi sınırı yoktur. Münih’teki uygulamada, 1970’lerden kalma ve hâlâ değişmeden yürürlükte olan miras sözleşmeleriyle karşılaşıyorum — bu durum bazen tarafların memnuniyetine, bazen de üzüntüsüne neden oluyor. İşte tam da bu nedenle, uyum mekanizmaları konusu (5. madde) bu kadar önemlidir.

Miras sözleşmesi, evlilik sözleşmesiyle birleştirilebilir mi?

Evet. Miras ve evlilik sözleşmesinin birleştirilmiş hali, Münih’teki uygulamada yaygın olarak görülmektedir; özellikle aile şirketlerinde ve evlilik mal rejimi düzenlemelerinin miras hukuku hükümleriyle birbiriyle uyumlu hale getirilmesi gereken varlık yapılarında. Avantajı: Şekil kolaylıkları — birleştirilmiş noter tasdiki durumunda, evlilik sözleşmesine ilişkin kısmen daha esnek olan şekil kuralları geçerlidir. Miras ve aile hukuku sonuçları birbirini etkilediği için, birleşik sözleşmenin stratejik olarak çok dikkatli bir şekilde hazırlanması gerekir.

Münih’te miras sözleşmem için ne zaman bir avukat tutmalıyım?

Mümkün olduğunca erken — ve her halükarda noter randevusundan önce. Miras sözleşmesinin stratejik olarak hazırlanması, avukatın temel görevidir; noterlik işlemi ise noterin görevidir. Karmaşık durumlarda — vergi sorunları içeren Münih’teki gayrimenkuller, şirket devri, karma aileler, yurt dışı bağlantıları — zorunlu miras payından feragat müzakereleri, vergi planlaması ve madde taslağı hazırlığı için yeterli zamanın olması amacıyla, avukat danışmanlığı istenen tasdik tarihinden altı ila on iki hafta önce başlamalıdır.