Almanya Çalışma Vizesi — Uzman İşgücü ve İşverenler için Avukat
İstediğiniz dili seçin

Almanya Çalışma Vizesi ve Çalışma İzni. Uzman çalışanlar ve işverenler için danışmanlık hizmeti — Münih’ten tüm Almanya’ya. İletişim formu aracılığıyla ücretsiz ilk değerlendirme veya doğrudan arayın: 089 540 239 0.
Yurtdışından bir uzmanın işe alınması, iki belgeye bağlıdır: ülkeye giriş için çalışma vizesi ve istihdam için çalışma izni. İmzalı sözleşmesi olan ancak vize randevusu bulunmayan Bengaluru’lu bir yazılım geliştiricisi. Batı Balkan düzenlemesi kapsamında işe alım yapmak isteyen Kuzey Ren-Vestfalya’dan bir inşaat şirketi. Uzman personeli beş aydır yurtdışı temsilciliklerinin kararını bekleyen bir bakım tesisi. Başvurusu gerekçe gösterilmeksizin reddedilen Sırbistanlı bir elektronik teknisyeni. KLAMERT & PARTNER, başvurular yapılmadan önce bu süreçleri yapılandırır ve bir resmi makam karar vermediğinde veya reddederse müvekkillerini temsil eder. İkamet hakkı federal hukuka tabidir: KLAMERT & PARTNER, iş vizesi ve çalışma izni konularında Münih’teki avukatınız olup, Almanya genelinde ve yurtdışındaki müvekkiller için hizmet vermektedir. Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce ve Hintçe dillerinde danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. İlk değerlendirme ücretsizdir.
Çalışma vizesi ve çalışma izni avukatı — Münih, Almanya genelinde, uluslararası
Almanya için çalışma vizesi, bir Alman yurtdışı temsilciliği tarafından verilir; çalışma izni ise ikamet izninden kaynaklanır ve onay Federal Çalışma Ajansı’ndan gelir. Üç kurum, üç değerlendirme kriteri, tek bir zaman çizelgesi. İşte tam da bu birbiriyle iç içe geçmiş süreçlerde, işverenlere aylarca zaman kaybettiren gecikmeler ortaya çıkıyor.
KLAMERT & PARTNER, üç aşamada danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Başvuru öncesinde: Doğru ikamet izninin seçimi, niteliklerin incelenmesi, belgelerin hazırlanması, onay yükümlülüğünün netleştirilmesi. Süreç sırasında: Ek talep taleplerine yanıt verilmesi, Yabancılar Dairesi ve yurtdışı temsilcilikleriyle iletişimin sağlanması, sürelerin takibi. Karar sonrasında: İtiraz, eylemsizlik davası veya dava açılması, uzatma, ikamet izninin değiştirilmesi.
Almanya’nın dört bir yanından KLAMERT & PARTNER’a başvuran uzmanlar ve şirketlerin en sık dile getirdiği sorunlar şunlardır: Çalışma vizem, nedenlerini anlamadan reddedildi. Bir sözleşme imzaladık, ancak büyükelçilikten randevu alamadık. Niteliklerim tanınmıyorsa bu pozisyon için çalışma izni gerekli mi? Hızlandırılmış uzman işgücü prosedürü kapsamında uzmanımız ne kadar sürede ülkeye girebilir? İşe alımımız Batı Balkanlar düzenlemesi kapsamına giriyor mu? Çalışma iznim varken işverenimi değiştirebilir miyim?
“Çalışma vizesi başvurusu nadiren başvuru sahibinden kaynaklanan bir sorunla reddedilir. Sorun, sıralamadan kaynaklanır: sözleşme, yeterlilik belgesi, onay, randevu — bu unsurların herhangi birini öncelikli olarak sunmak ya da sonradan eklemek, haftalarca gecikmeye neden olur. Bu nedenle, ilk başvuru yapılmadan önce bir zaman planı hazırlıyoruz.”
— Markus Klamert, avukat ve KLAMERT & PARTNER’ın kurucusu
Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun
Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.
ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0
Hukuk bürosu, coğrafi sınırlamalar olmaksızın hizmet vermektedir. Münih’ten gelen müvekkiller büroya gelirken, Hamburg, Leipzig veya Stuttgart’tan işverenler ile Hindistan, Brezilya veya Ukrayna’dan gelen uzmanlara ise video görüşmesi ve e-posta yoluyla hizmet sunulmaktadır. Çalışma vizesi, federal düzeyde tek tip bir düzenlemeye tabidir; bu nedenle danışmanlık hizmeti için ortak bir fiziksel mekan değil, ulaşılabilirlik gereklidir.
İşveren: Yurtdışından vasıflı işgücü istihdamı — çalışma izni alma süreci
İşverenler için çalışma izni bir form değil, hazırlık süresi gerektiren bir projedir. Süreç netleşmeden başlangıç tarihini taahhüt eden kişi, kontrol edemediği bir takvime göre pazarlık yapmaktadır.
Sözleşme teklifi öncesinde sorulması gereken dört soru
Birincisi: Bu yeterlilik Almanya’da tanınıyor mu veya eşdeğer mi — ve eğer değilse, hangi unvan geçerli kalır? İkincisi: Bu pozisyon hangi oturma izni kapsamındadır ve bundan hangi çalışma izni doğar? Üçüncüsü: Federal İş Ajansı’nın onayı gerekli mi, yoksa İstihdam Yönetmeliği’ndeki bir istisna geçerli mi? Dördüncüsü: Yetkili yurtdışı temsilcilik nezdinde bu işlem gerçekçi olarak ne kadar sürer?
KLAMERT & PARTNER’ın işverenler adına üstlendiği görevler
Hukuk bürosu, ilgili pozisyonu olası oturma izinleri açısından inceler ve en uygun yolu belirler. İş ilişkisine ilişkin beyanı hazırlar, iş tanımı ve ücretlendirmeyi onay incelemesine uygun hale getirir ve ön onay başvurusunda bulunur. Talep edilmesi halinde KLAMERT & PARTNER, şirketin vekili olarak hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürünü yürütür. Sürekli personel ihtiyacı olan insan kaynakları departmanları için bu süreç, tekrar kullanılabilir bir prosedür olarak belgelenebilir.
İşveren sorumluluğu, erken aşamada kontrol yapmanın ikinci nedenidir. Geçerli çalışma izni olmayan bir kişiyi istihdam edenler, para cezası işlemiyle karşı karşıya kalabilir; kasıtlı durumlarda ise cezai sorumluluk söz konusu olabilir. Kontrol yükümlülüğü şirkete aittir, uzmana değil. KLAMERT & PARTNER, bu kontrolü, Kaçak Çalışma Mali Denetim Kurumu’nun denetimine dayanacak şekilde belgelendirir.
KLAMERT & PARTNER’IN UYGULAMALARINDAN — SÖZ VERİLEN BAŞLANGIÇ TARİHİ.
İşverenlerin en sık yaptığı önlenebilir hata, sözleşmede işlem süresini göz ardı eden bir işe başlama tarihi belirtilmesidir. Sıkça rastlanan bir durum: Sözleşmenin altı hafta sonra başlaması, tanıma işleminin hâlâ sonuçlanmamış olması ve vize randevusunun alınmamış olması. Bu durumda uzman personel baskı altına girer, şirket görev planlarını yeniden düzenler ve sonunda sözleşme değiştirilir. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER’da izlenen sıra her zaman şöyledir: önce unvan ve onay yükümlülüğü netleştirilir, ardından ön onay ve randevu alınır, son olarak da işe başlama tarihi kararlaştırılır. Çalışma vizesinin verilmesine bağlı bir sözleşme, her iki taraf için de nefes alma imkânı sağlar.
Almanya için çalışma vizesi nedir — ve çalışma izni nedir?
Bu iki terim günlük hayatta eşanlamlı olarak kullanılır, ancak iki farklı şeyi ifade eder. Bunları birbirinden ayıran kişi, bu süreci anlar.
Çalışma vizesi, menşe ülkedeki Alman Büyükelçiliği veya Başkonsolosluğu tarafından verilen, ülkeye giriş için gerekli olan ulusal bir vizedir. Bu vize, ülkeye girişi sağlar ve varıştan sonraki ilk dönemi kapsar. Almanya çalışma vizesi genellikle birkaç ay geçerlidir ve ülkeye girişin ardından Yabancılar Dairesi tarafından verilen ikamet izni ile değiştirilir.
Çalışma izni artık ayrı bir belge değildir. İkamet izninin bir parçasıdır: İzin belgesinde, ücretli çalışmanın izin verilip verilmediği ve hangi ölçüde izin verildiği belirtilir. Dolayısıyla Almanya’da çalışma izni için ayrı bir başvuru yapılmaz; doğru oturma izni belgesi ile birlikte geçerlilik kazanır. Eski terim olan “Arbeitsgenehmigung” (çalışma izni), 2005 öncesindeki mevzuattan kalma bir terimdir ve günümüzde sadece günlük dilde kullanılmaktadır. Uluslararası alanda “work permit Germany” (Almanya çalışma izni) araması yapılır — Alman hukukunda bağımsız bir “work permit” (çalışma izni) kavramı bulunmamaktadır; burada kastedilen, oturma izni belgesinde yer alan çalışma iznidir.
Pratikte bu şu anlama gelir: Çalışma izninden bahseden kişi, ikamet izninden bahsediyor demektir. Çalışma vizesi başvurusunda bulunan kişi ise, bu iznin daha sonra verileceği amaç doğrultusunda ülkeye giriş izni talep ediyor demektir. Her iki adım da aynı başvuru kapsamında değerlendirilir.
Çalışma izni başvurusu — yedi adımda süreç
Çalışma izni başvurusu yapma şekliniz, bulunduğunuz yere göre değişir. Yurt dışından başvuru yapmak için çalışma vizesi, yurt içinden ise Yabancılar Dairesi aracılığıyla başvuru yapılır. Yurt dışından yapılan başvuru süreci genellikle aşağıdaki adımları izler.
İlk adım: Yeterliliği netleştirmek. Diplomanın tanınması veya eşdeğerliği; düzenlemeye tabi mesleklerde ayrıca mesleki ruhsat. İkinci adım: Görev tanımı, çalışma süresi ve ücret bilgilerini içeren iş sözleşmesi veya bağlayıcı iş teklifi. Üçüncü adım: İşe uygun ikamet iznini seçmek. Dördüncü adım: Federal Çalışma Ajansı’nın onayını kontrol etmek ve gerekirse ön onay başvurusunda bulunmak.
Beşinci adım: İlgili yurtdışı temsilcilik nezdinde randevu alarak vize başvurusu yapmak. Altıncı adım: Çalışma vizesiyle ülkeye giriş yapmak ve Nüfus Dairesi’ne kayıt yaptırmak. Yedinci adım: Yabancılar Dairesi’ne, istenen süreyi kapsayan çalışma iznini içeren oturma izni başvurusu yapmak.
Yurtdışı temsilciliklerinin randevu durumları, en az kontrol edilebilen faktördür. Bu durum, ülkeye ve mevsime göre büyük farklılıklar gösterir. Çalışma izni başvurusunda bulunmak isteyen ve kesin bir başlangıç tarihine ihtiyaç duyan kişiler, randevu almayı sürecin en son aşamasına bırakmamalı, bu işlemi diğer adımlarla paralel olarak yürütmelidir.
Çalışma vizesi mi, yoksa ikamet izni mi? — AufenthG’nin 4a. maddesinde yer alan iki aşamalı sistem
AufenthG’nin 4a. maddesi, ne zaman bir işte çalışmanın izin verildiğini düzenler. İlke şudur: Bir ikamet izni, kanun tarafından belirlenen durumlarda veya izin belgesinde açıkça izin verildiği ölçüde, işte çalışmaya hak tanır. Dolayısıyla çalışma izni, kişiye değil, izin belgesine bağlıdır.
Bundan iki aşamalı sistem ortaya çıkmaktadır. Birinci aşama çalışma vizesidir: AufenthG’nin 6. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen ulusal bir vize olup, daha sonra verilecek ikamet izniyle aynı maddi inceleme sürecinden geçer. İkinci aşama ise, girişin ardından Yabancılar Dairesi tarafından verilen ikamet iznidir. Her iki aşamada da aynı amaç incelenir — bu nedenle, ikamet izni seçimi vize başvurusu üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.
Uygulamada önemli: Çalışma kapsamı, izin belgesinde belirtilmiştir. Bazı izin belgeleri her türlü istihdamı izin verirken, diğerleri yalnızca belirli bir işverenin yanında belirli bir faaliyeti izin vermektedir. Kapsamı kontrol etmeyenler, planlanan iş için geçerli olmayan bir çalışma izni elinde bulundurmuş olurlar. Bu çerçevenin dışında istihdam edilmek yasaktır ve hem izin belgesine hem de işverene yönelik sonuçlar doğurur.
Mesleki eğitim almış uzmanlar için çalışma vizesi (AufenthG’nin 18a. maddesi)
AufenthG’nin 18a. maddesi, nitelikli mesleki eğitime sahip uzmanlar için bir yol sunmaktadır. Bu madde, zanaat, sanayi, bakım, lojistik ve gastronomi sektörlerindeki çalışma vizesi işlemlerinin büyük bir kısmını kapsamaktadır.
Bunun ön koşulu, Almanya’da tanınan veya bir Alman mesleki eğitim programıyla eşdeğer nitelikteki nitelikli bir mesleki eğitimdir. Ayrıca, somut bir iş teklifi ve gerekli olduğu durumlarda Federal İş Ajansı’nın onayı da gereklidir. Düzenlemeye tabi mesleklerde buna ek olarak mesleği icra etme izni de gereklidir.
Sık sık gözden kaçan bir nokta var: Nitelikli İşgücü Göçü Yasası’ndaki reformdan bu yana, istihdam artık öğrenilen meslekle sınırlı değildir. Nitelikli işgücü olarak tanınan kişiler, prensip olarak herhangi bir nitelikli işi yapabilirler. Bu durum, çalışma iznini önemli ölçüde genişletmekte ve işverenlere daha önce kapalı olan iş imkânları sunmaktadır.
Başvuru açısından bu şu anlama gelir: Eşdeğerliğin kanıtlanması kritik unsurdur, iş tanımı değil. Tanıma süreci hâlâ devam ediyorsa, KLAMERT & PARTNER, giriş için kararın çıkmasını beklemek zorunda kalınmaması amacıyla, § 16d AufenthG veya başka bir yasal dayanak üzerinden bir geçiş yolunun mümkün olup olmadığını değerlendirir.
Akademik uzmanlar için çalışma vizesi (AufenthG’nin 18b. maddesi)
AufenthG’nin 18b. maddesi, akademik eğitim almış vasıflı işgücü için geçerlidir. Bunun için bir Alman yükseköğretim diploması, tanınmış bir yabancı yükseköğretim diploması veya bir Alman yükseköğretim diplomasıyla eşdeğer bir yabancı yükseköğretim diploması gereklidir.
Karşılaştırılabilirlik açısından, Yabancı Eğitim İşleri Merkez Bürosu’na ait anabin veritabanı ilk kontrol adımıdır ve bu, diploma değerlendirmesiyle tamamlanır. Reformdan bu yana burada da şu kural geçerlidir: Çalışma izni, öğrenim görülen alanla sınırlı değildir; genel olarak nitelikli istihdamı kapsar. Bir işletme bilişimcisi kontrol departmanında, bir biyolog ise kalite yönetiminde çalışabilir.
AufenthG’nin 18b. maddesinin 1. fıkrasının yanı sıra, akademik uzmanlar için AufenthG’nin 18g. maddesi uyarınca AB Mavi Kartı da bir seçenek olarak sunulmaktadır. Yeterli maaş düzeyinde bu kart genellikle daha cazip bir seçenektir, çünkü yerleşim izni için daha kısa süreler ve AB içinde hareketlilik imkânı sunmaktadır. Hangi yolun daha avantajlı olduğu, maaş, meslek grubu ve yaşam planına bağlıdır; KLAMERT & PARTNER, vize başvurusu öncesinde her iki statüyü karşılaştırır.
Özel durumlarda çalışma izni — İkamet Kanunu’nun 19c. maddesi
AufenthG’nin 19c. maddesi, işgücü göçü hukukunun genel düzenleme maddesidir. Bu madde, geleneksel vasıflı işgücü kategorilerinin uymadığı, ancak istihdamın tüm tarafların menfaatine olduğu durumlarda geçerlidir.
§ 19c, 1. fıkra, İkamet Kanunu — İstihdam Yönetmeliği uyarınca istihdam
İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19c. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bir kanun hükmünde kararname veya devletlerarası bir anlaşma bunu öngörüyorsa, çalışma amaçlı ikamet izni verilebilir. Uygulamada bu, Çalışma Yönetmeliği’ne yönlendirir. Bu hüküm, resmi bir nitelik gerektirmeyen işlemlerin büyük bir kısmının — Batı Balkan düzenlemesi de dahil olmak üzere — işleyişini düzenler.
İkamet Kanunu’nun 19c. maddesinin 2. fıkrası — ileri düzeyde mesleki pratik bilgi
AufenthG’nin 19c. maddesinin 2. fıkrası, resmi bir diploma sahibi olmasa da mesleki uygulamalarda belirgin bilgi ve becerilere sahip kişileri kapsamaktadır. En bilinen uygulama örneği bilişim sektörüdür: Maaş ve görev, gerekliliklere uygun olduğu takdirde, mesleki deneyim burada diplomanın yerini alır. Geliştirici ihtiyacı olan şirketler için, eşdeğerlik kanıtı sunulamadığı durumlarda bu, en önemli alternatiflerden biridir.
Konut Kanunu’nun 19c. maddesinin 3. fıkrası — Kamu yararına istihdam
İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19c. maddesinin 3. fıkrası, kamusal, özellikle bölgesel, ekonomik veya işgücü piyasası politikası açısından bir menfaat söz konusu olduğunda istihdama izin vermektedir. Bu hüküm, takdir yetkisine dayalı bir durumdur ve gerekçelendirilmiş bir açıklama gerektirir. Her bir vakada bu hükmün geçerli olup olmayacağı, işin niteliği, bölge ve ihtiyaç durumuna göre değerlendirilmelidir — bu konuda genel geçer bir ifade mümkün değildir.
Batı Balkan Düzenlemesi — Nitelik Belgesi Olmaksızın Çalışma İzni (BeschV Madde 26, 2. fıkra)
Batı Balkan Düzenlemesi, nitelik belgesi gerekmeden Alman işgücü piyasasına girmenin tek yoludur. Bu nedenle inşaat, zanaat, lojistik, gastronomi ve temizlik sektörleri için büyük pratik öneme sahiptir — ve bu düzenleme kota sistemine tabidir.
Batı Balkan Düzenlemesi — hangi ülkeler kapsam dahilindedir
Bu düzenleme, altı ülkenin vatandaşlarını kapsamaktadır: Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan. Diğer ülke vatandaşları bu düzenlemenin kapsamına girmez; bu ülkelerden birinde ikamet etseler bile.
Batı Balkan Düzenlemesinin Koşulları
Almanya’daki bir işverenden bağlayıcı bir iş teklifi veya yazılı bir iş sözleşmesi alınması zorunludur. Çalışma koşulları, benzer konumdaki yerli çalışanlarınkine uygun olmalı ve ücret, geçimini sağlayacak düzeyde olmalıdır. Mesleki diploma şart değildir. Bununla birlikte, Federal İş Ajansı’nın onayı zorunludur — bu onay olmadan çalışma izni verilmez.
İki reddetme nedeni genellikle göz ardı edilmektedir. Başvurudan önceki son 24 ay içinde Sığınmacı Yardımları Kanunu kapsamında yardım almış olanlar, başvuru onaylanmaz. Ayrıca, 45 yaşından itibaren ilk kez başvuru yapanlar için kanun, en az 55.770 avro (2026 yılı değeri) tutarında brüt yıllık maaş veya uygun bir emeklilik güvencesi kanıtı sunulmasını şart koşmaktadır.
Batı Balkan Düzenlemesi Kotasının
Federal Çalışma Ajansı, İstihdam Yönetmeliği uyarınca her takvim yılında en fazla 50.000 onay vermektedir. Bu kota, aylara ve uyruklara göre paylaştırılmıştır; dolayısıyla her ülke için aylık bir alt kota geçerlidir. Pratikte bu, başvurunun yapıldığı zamanın da belirleyici olduğu anlamına gelir. Bir ülke için aylık kota dolduğunda, işlem ertelenir.
“Batı Balkan düzenlemesinde asıl darboğaz, hukuki inceleme değil, zaman çizelgesidir. Koşullar net ve anlaşılırken, kota öyle değildir. Yurtdışı temsilcilikte randevu tarihi belirlendikten sonra sözleşme ve belgeleri hazırlayanlar, genellikle bu zaman aralığını kaçırırlar.”
— Markus Klamert, avukat ve KLAMERT & PARTNER’ın kurucusu
KLAMERT & PARTNER, işverenler adına bir pozisyonun Batı Balkan Düzenlemesi kapsamına girip girmediğini ya da uzman işgücü statüsünün daha uygun bir seçenek olup olmadığını önceden değerlendirir. Zira Batı Balkan Düzenlemesi, belirli bir iş için çalışma izni verilmesini sağlar; § 18c AufenthG’de belirtilen daha kısa süreli uzman işgücü statüsüne yol açmaz.
Çalışma izni: Federal Çalışma Ajansı’nın onayı ve ön onay
Birçok meslekte, Yabancılar Dairesi çalışma iznini ancak Federal İş Ajansı’nın onayıyla vermektedir. Federal İş Ajansı bünyesinde bu konudan sorumlu birim, kısaca ZAV olarak bilinen Merkezi Yurtdışı ve Meslek Yerleştirme Birimi’dir. Bu birim, nitelikleri değil, çalışma koşullarını inceler.
Temel olarak, ücret, çalışma süresi ve diğer koşulların benzer yerli çalışanlarınkine uygun olup olmadığı incelenir. Bunun temelini, işverenin doldurduğu istihdam ilişkisine ilişkin beyanname oluşturur. Görev, çalışma saati sayısı veya ek ödemelerle ilgili yanlış bilgiler, sorgulama taleplerinin en sık görülen nedenidir — ve bu sorgulamalar haftalar sürer.
KLAMERT & PARTNER'IN UYGULAMALARINDAN — İŞ İLİŞKİSİ BEYANNAMESİ.
Hiçbir belge bu form kadar çok soru uyandırmaz. Tekrarlanan hatalar: Mesleğin sadece unvanıyla belirtilmesi, ek ödemeler hariç haftalık çalışma saatlerinin belirtilmesi, ek ödemeler ve ayni yardımlar belirtilmeden ücretin belirtilmesi, toplu sözleşmeye atıfta bulunulmaması. Bu eksikliklerin her biri bir sorgulamaya yol açar ve her sorgulama, devam eden süreçte haftalarca zaman kaybına neden olur. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER, bu beyanı insan kaynakları departmanı ile birlikte doldurur ve görev tanımını ve ücret özetini sonradan göndermek yerine belgeye ekler.
Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun
Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.
ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0
Federal Çalışma Ajansı’ndan ön onay — bir inceleme aşaması öne alındı
Federal Çalışma Ajansı’nın ön onayı, zamandan tasarruf etmek isteyen işverenler ve vasıflı çalışanlar için bir prosedürdür. İşveren, vize başvurusu yapılmadan önce bu onayı talep eder. Onay alındığında, vasıflı çalışan bunu vize başvurusu sırasında ibraz edebilir; bu durumda yurtdışı temsilciliği, Federal Çalışma Ajansı’nın katılımını beklemek zorunda kalmaz.
Deneyimlere göre, ön onay süreci önemli ölçüde kısaltır; çünkü süreç zincirinden bir inceleme aşaması çıkarılır. Ön onay, belirli bir kuruma bağlıdır ve süre sınırlamasına tabidir. KLAMERT & PARTNER, sözleşmenin imzalanmasından hemen sonra — randevu alınmasıyla eşzamanlı olarak, sonrasında değil — düzenli olarak ön onay talebinde bulunur.
İstihdam Yönetmeliği (BeschV) — çalışma izninin onay gerekmeksizin ne zaman verildiği
İstihdam Yönetmeliği, hangi işler için Federal İş Ajansı’nın onayı olmaksızın çalışma izni verilebileceğini ve hangileri için verilemeyeceğini düzenler. Bu yönetmelik, işgücü göçü hukukunun asıl kılavuzudur ve yasanın kendisinden daha sık değiştirilir.
Onay gerektirmeyenler arasında, diğerlerinin yanı sıra, belirli yüksek nitelikli faaliyetler, yönetici pozisyonları, bilim ve araştırma, şirketler grubu içindeki kısa süreli görevlendirmeler ile ihtiyaç olduğu tespit edilen belirli meslek grupları yer almaktadır. İstisna uygulanmadığı sürece, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18a ve 18b maddelerine göre belirlenen geleneksel uzman meslek unvanları ile Batı Balkan düzenlemesi, onay gerektirenler arasında kalmaya devam etmektedir.
Uygulamada, BeschV öncelikle bir zaman meselesidir. Bir istisna geçerli olduğunda, prosedürün bir aşaması tamamen ortadan kalkar ve çalışma vizesi çok daha hızlı bir şekilde verilir. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER, her başvuruda öncelikle onay gerektirmeyen bir durum olup olmadığını inceler — bu, tüm prosedürdeki en etkili araçtır.
Hızlandırılmış Uzman İşgücü Prosedürü (Kalıcı İkamet Yasası, Madde 81a) — çalışma vizesine daha hızlı ulaşın
Konut Yasası’nın (AufenthG) 81a. maddesine göre uygulanan hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü, bir işverenin çalışma vizesi sürecini aktif olarak yönlendirebileceği tek araçtır. Bu prosedür, vasıflı işgücü tarafından değil, şirket tarafından talep edilir.
Süreç: İşveren, yetkili Yabancılar Dairesi’ne başvurur ve karşılıklı yükümlülükler, süreler ve süreç hakkında bir anlaşma imzalar. Ardından, Yabancılar Dairesi süreci yönetir — tanıma prosedürünü takip eder, Federal Çalışma Ajansı’ndan onay alır ve ön onayı verir. Daha sonra, yurtdışı temsilciliği öncelikli olarak bir randevu verir.
Hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürünün süreleri ve ücretleri
Süreç, belirli zaman sınırlamalarıyla işler: yabancı diploma incelemesi için en fazla iki ay, Federal Çalışma Ajansı’nın onayı için en fazla bir hafta, yurtdışı temsilciliklerinde randevu alınması için en fazla üç hafta ve vize başvurusu hakkında karar verilmesi için en fazla üç hafta. Gerçekçi bir tahminle toplamda yaklaşık dört ay sürer. Yabancılar Dairesi şu anda 411 avro tutarında bir ücret almaktadır; işveren, masrafları üstlenme beyanı yoluyla bu ücreti karşılayabilir.
Bu prosedürün karlı olup olmadığı, her bir duruma göre değişir. Diplomanın henüz tanınmamış olması ve menşe ülkedeki randevu durumunun kötü olması durumunda, bu süreçte aylarca zaman kazanılabilir. Diplomanın zaten tanınmış olması ve randevu durumunun iyi olması durumunda ise, ön onaylı geleneksel yol genellikle aynı hızda ve daha uygun maliyetli olur. KLAMERT & PARTNER, her iki seçeneği de planlanan başlangıç tarihine göre değerlendirir.
Çalışma izni, çalışma ruhsatı, Mavi Kart — Kavramların ayrımı
Üç terim birbiriyle karıştırılarak kullanılıyor ve bu karışıklık yanlış başvurulara yol açıyor. Kısa bir karşılaştırma.
2004 yılına kadar çalışma izni, ikamet izninden ayrı olarak İşgücü İdaresi tarafından verilen bağımsız bir idari işlemdi. Göç Yasası’nın yürürlüğe girmesinden bu yana tek tip karar ilkesi geçerlidir: Artık ayrı bir çalışma izni bulunmamaktadır. Günümüzde Almanya’da çalışma izni arayanlar, aslında ikamet belgesinde yer alan çalışma iznini aramaktadır.
Çalışma izni, yukarıda açıklandığı gibi, bu belgenin iş hukuku açısından içerdiği unsurdur. Bu izin, sınırsız olabilir veya belirli bir faaliyete sınırlı olabilir.
Buna karşılık, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18g. maddesine göre düzenlenen AB Mavi Kart, asgari maaş şartını karşılayan akademik uzmanlar için ayrı bir ikamet iznidir. Bu kart bir çalışma izni içerir, ancak bundan daha fazlasını sunar: AB içinde hareketlilik imkânı sağlar ve yerleşme izni alınmasına kadar geçen süreyi kısaltır. Maaş eşiğini karşılayanlar, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18b. maddesi ile karşılaştırmayı mutlaka yapmalıdır.
Şirket Gönderimi: ICT Kartı ve Mobil ICT (AufenthG’nin 19. ve 19b. maddeleri)
Bir şirket veya holding bünyesindeki bir uzman Almanya’ya tayin edilirse, kendi unvanları geçerlidir. Bunun için bir Alman iş sözleşmesi değil, bir görevlendirme gereklidir.
AufenthG’nin 19. maddesine göre düzenlenen ICT kartı, üçüncü bir ülkeden Almanya’daki aynı şirket grubuna ait bir şubeye gönderilen yöneticiler, uzmanlar ve stajyerler için geçerlidir. Bunun ön koşulu, şirket grubu bünyesinde önceden çalışmış olmak ve görev süresinin sınırlı olmasıdır. İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19b. maddesine göre düzenlenen Mobil ICT Kartı, başka bir AB üye ülkesinde düzenlenmiş bir ICT Kartının Almanya’daki bir görev için kullanılması durumunda geçerlidir.
Uluslararası faaliyet gösteren şirketler için bu ayrım ekonomik açıdan önemlidir: Görevlendirme ve yerel işe alım, farklı unvanlara, farklı sosyal güvenlik düzenlemelerine ve farklı çalışma izinlerine yol açar. KLAMERT & PARTNER, personel kararından önce bu durumu inceler, karar verildikten sonra değil. Şirketler arası görevlendirmeyle ilgili ayrıntılar, ICT Kartı’na ilişkin hizmet sayfamızda ele alınmaktadır.
Eğitim ve mesleki yeterlilik tanıma amaçlı ikamet için çalışma izni (AufenthG’nin 16a ve 16d maddeleri)
Alman işgücü piyasasına giden her yol, hazır bir yeterlilikle başlamaz. İki unvan, ara aşamaları kapsamaktadır.
AufenthG’nin 16a. maddesi, mesleki eğitim amacıyla ülkeye giriş izni vermektedir. Bunun için bir eğitim sözleşmesi, yeterli dil bilgisi ve Federal Çalışma Ajansı’nın düzenli onayı gereklidir. Çalışma izni, eğitim ve sınırlı bir ek iş için düzenlenmiştir. Eğitimin başarıyla tamamlanmasının ardından, AufenthG’nin 18a. maddesine göre yol açılır.
AufenthG’nin 16d. maddesi, “tanıma amaçlı ikamet” ile ilgilidir. Bu düzenleme, diploması yalnızca kısmen eşdeğer olan ve tespit edilen farklılıkları Almanya’da telafi etmek isteyen kişilere yöneliktir. İşverenler açısından bu, pratikte en önemli geçiş statüsüdür: Uzman personel, uyum eğitimi devam ederken halihazırda işyerinde çalışmaktadır. Bu süre zarfında çalışma izni sınırlıdır ve amaca bağlıdır.
Her iki unvan da ara adımlardır, kalıcı çözümler değildir. Bunları kullananlar, baştan itibaren bir sonraki unvanı da planlamalıdır — aksi takdirde, sürecin sonunda önlenebilecek bir boşluk ortaya çıkar.
İş sözleşmesi olmadan çalışma vizesi? İş arama ve fırsat kartı (AufenthG’nin 20. ve 20a. maddeleri)
Çalışma vizesi almak için genellikle bir işin olması gerekir. İki tür vize, iş sözleşmesi olmadan ülkeye giriş yapılmasına izin verir.
İş arama: İş sözleşmesi olmadan vize (§ 20 AufenthG)
AufenthG’nin 20. maddesi, vasıflı işçiler için iş arama amaçlı oturma iznini düzenlemektedir. Vasıflı işçi şartlarını karşılayanlar — tanınmış nitelik, dil bilgisi, güvence altına alınmış geçim kaynağı — sınırlı bir süre için iş aramak üzere ülkeye girebilirler. Sınırlı ölçüde deneme amaçlı çalışma mümkündür; ancak bu aşamada tam çalışma izni bulunmamaktadır.
İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 20a. maddesine göre düzenlenen Fırsat Kartı, bir puan sistemine dayanmaktadır. Değerlendirme, nitelikler, mesleki deneyim, dil becerileri, yaş ve Almanya ile olan bağlar üzerinden yapılır. Bu kart, mesleki yeterliliğinin tam olarak tanınmayan kişilere yöneliktir ve ek iş yapmayı ve deneme süresince çalışmayı mümkün kılar. Bu, bir uzmanlık unvanı değil, bir geçiş unvanıdır — çalışma unvanına geçişin ülke içinden gerçekleştirilmesi gerekir.
Hangi yolun kime uygun olduğu, tanınma durumuna bağlıdır. KLAMERT & PARTNER, ilk değerlendirme kapsamında, sözleşmeli çalışma vizesinin gerçekçi olup olmadığını veya arama başlığının daha hızlı bir giriş yolu olup olmayacağını inceler. Hukuk bürosu, “Şans Haritası ”nı kendi hizmet sayfasında ayrıntılı olarak ele almaktadır.
Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun
Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.
ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0
Çalışma vizesini uzatmak ve işveren değiştirmek — Yurt içinde işveren değişikliği
Ülkeye girişin ardından işlemler Yabancılar Dairesi’ne devredilir. Özellikle üç farklı durum sıkça görülür.
Çalışma vizesini uzatmak
Çalışma vizesi doğrudan uzatılmaz. Ülkeye girişin ardından ikamet iznine dönüştürülür — ve bu izin daha sonra uzatılır. Başvuru, süresinin dolmasından önce yapılmalıdır; zamanında yapılan başvuru, genellikle karar verilene kadar istihdam ve ikameti güvence altına alan bir “geçerliliğin devamı” varsayımını tetikler. Başvuruyu geç yapanlar bu korumayı kaybeder.
Çalışma izni ile işveren değişikliği
İşveren değişikliğinin mümkün olup olmadığı, çalışma izninde belirtilen kapsamına göre belirlenir. Eğer izin, belirli bir işveren nezdinde belirli bir faaliyete sınırlıysa, işveren değişikliği için Yabancılar Dairesi’nden yeni bir karar alınması gerekir; gerekirse Federal İş Ajansı’nın da yeniden onayı alınmalıdır. AB Mavi Kartı’nda ise ilk dönemde bildirim veya izin zorunluluğu geçerlidir.
Çalışma izninden yerleşim iznine
Uzmanlar, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18c. maddesinin 2. fıkrası uyarınca üç yıl sonra yerleşim izni alırlar; AB Mavi Kart sahipleri için ise bu süreler önemli ölçüde kısalır. Koşullar arasında emeklilik sigortası prim ödeme süreleri ve dil bilgisi yer alır. Bu hususu erkenden göz önünde bulunduranlar, unvan ve meslek seçimlerini farklı bir şekilde yaparlar — bu nedenle unvan seçimi, sonraki yıllara dair bir karardır.
Çalışma vizesi sahibi vasıflı işçiye aile birleşimi
Çalışma vizesi genellikle ailenin durumunu da belirler. Ailenin ülkeye gelmesi, vasıflı işçinin statüsüne bağlıdır.
Çalışma vizesi: Eşler ve çocuklar için aile birleşimi
Eşler ve reşit olmayan çocuklar, AufenthG’nin 18a, 18b, 18g, 19 veya 19c maddeleri uyarınca ikamet izni sahiplerinin yanına gelebilirler. Bunun için genellikle yeterli konut alanı, güvence altına alınmış geçim kaynağı ve evlilik veya soy bağı belgeleri gereklidir. Nitelikli işgücü ve AB Mavi Kart sahiplerine eşlerin birleşmesi durumunda, eşin temel düzeyde Almanca bilgisi kanıtı aranmaz.
Pratik açıdan belirleyici olan, zamanlamadır. Aile fertlerini aynı anda kaydettiren kişi, tek bir randevu takvimi olan bir işlem yürütür. Onları sonradan kaydettiren kişi ise, iki bekleme süresi olan iki ayrı işlem yürütür. İşverenler için bu önemsiz bir konu değildir: Aile birleşiminin netleşmemesi, vasıflı çalışanların sonunda bir sözleşmeyi kabul etmemelerinin sık görülen bir nedenidir.
Çalışma vizesi reddedildi: İtiraz, eylemsizlik davası, dava
Çalışma vizesi reddedilirse veya aylarca karar verilmezse, hukuki başvuru yolları mevcuttur. Hangi yolun uygun olduğu, davanın durumuna göre belirlenir.
Çalışma vizesinin reddedilmesine karşı itiraz
İtiraz, bir Alman yurtdışı temsilcilik tarafından verilen ret kararına karşı bir hukuki başvuru yoludur — aynı kuruma yöneltilen yeniden inceleme talebidir. İtiraz, ret kararında belirtilen süreye tabidir ve özellikle belgelerin sonradan sunulabileceği veya gerekçelerin düzeltilebileceği durumlarda faydalıdır. Başarısı dosya içeriğine göre değerlendirilmelidir; karar olmadan kesin bir tahminde bulunmak mümkün değildir.
Vize işlemlerinde eylemsizlik davası
İdare makamı yeterli bir gerekçe olmaksızın karar vermezse, VwGO’nun 75. maddesi uyarınca ihmal davası açılabilir. Bu dava, ilke olarak başvurunun yapılmasından itibaren üç ayın geçmesinden sonra kabul edilebilir. Vize işlemlerinde yetki genellikle Berlin İdare Mahkemesine aittir. Uygulamada, davanın açılması genellikle başvurunun işleme alınmasına yol açar — ancak bu, bir garanti anlamına gelmez.
Red kararına karşı açılan dava
“Bir red kararı karşısında ilk sorulması gereken soru, dava açıp açmayacağımız değil, reddedilme nedenidir. Kararda ‘belge eksikliği’ belirtiliyorsa, itiraz etmek genellikle daha hızlı bir yoldur. Kararda hukuki bir görüş belirtiliyorsa, eksik belgeleri tamamlamaktan başka çare yoktur. Bu ayrım, aylarca sürecek bir süreci belirler.”
— Markus Klamert, avukat ve KLAMERT & PARTNER’ın kurucusu
İtirazın sonuçsuz kalması halinde, VwGO’nun 74. maddesi uyarınca yükümlülük davası açılabilir. Bu dava, vizenin verilmesini amaçlar; sadece yeni bir karar alınmasını değil. Bu yolun uygun olup olmadığı, reddedilme gerekçesine, delil durumuna ve işverenin zaman planına bağlıdır. KLAMERT & PARTNER, dava açılmadan önce yeni ve eksiksiz bir başvurunun daha hızlı bir yol olup olmayacağını değerlendirir.
Diller ve erişim: Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce, Hintçe
Almanya’da işgücü göçü hukuku ele alınmaktadır, ancak günlük yaşamda Almanca kullanılmamaktadır. Nitelikli işgücü, henüz öğrenmekte oldukları bir dilde yazılmış resmi bildirimleri okumaktadır. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER, Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce ve Hintçe dillerinde danışmanlık hizmeti vermektedir.
AB Mavi Kart sahipleri arasında en büyük grubu oluşturan Hintli uzmanlar için Hintçe danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. Hukuk bürosu, ekibine Hintçe bilen ve Hindistan’dan gelen müvekkillere kendi dillerinde destek veren Hint kökenli bir hukukçuyu dahil etmiştir. Hukuki işlemler ve temsil, hukuk bürosunun ruhsatlı avukatları tarafından yürütülmektedir.
Ukraynaca ve Rusça konuşan müvekkiller için irtibat kişisi Denys Osypenko’dur. Burada da geçerli olan şudur: Hukuki işlemler, KLAMERT & PARTNER’ın ruhsatlı avukatları tarafından yürütülmektedir. Brezilya ve Portekiz’den gelen müvekkiller için ise hukuk bürosu Portekizce dil desteğini sağlamaktadır.
Pratikte, dile erişim sadece çeviriden ibaret değildir. Bu, red kararının görüşme sırasında anlaşılması, belgelerin doğru şekilde sınıflandırılması ve yurtdışındaki bir uzmanın neyi sunması gerektiğini bilmesi anlamına gelir. İşlemler, hukuki durumdan çok tam da bu noktada daha sık başarısız olmaktadır.
KLAMERT & PARTNER — Münih’te iş vizesi konusunda hizmet veren avukatlık bürosu; Almanya genelinde ve uluslararası alanda faaliyet göstermektedir
KLAMERT & PARTNER Rechtsanwälte PartGmbB, Münih’te varlık hukuku alanında uzmanlaşmış bir ticaret hukuku bürosudur. İkamet ve iş göçü hukuku, büroun uzman çalışanlara ve işverenlere — dava başlığının belirlenmesinden dava sürecinde temsil edilmesine kadar — destek sağladığı alanlar arasındadır.
Neden ülke çapında bir konu için Münih’teki bir avukat? Çünkü ikamet hakkı federal hukuka tabidir. Yabancılar Dairesi’nin yetki alanı, ikamet veya çalışma yerine göre belirlenir; uygulanacak hukuk ise her yerde aynıdır. Münih’teki bir avukat, Hamburg, Dresden veya Freiburg’da bir davayı Bavyera’daki bir davayı yürütüğü gibi yürütebilir — ve yurtdışındaki vasıflı çalışanlar için hukuk bürosunun bulunduğu yer zaten ikincil öneme sahiptir.
Büro, Almanya’nın tamamındaki müvekkillerin yanı sıra Almanya dışındaki şirketler ve uzmanlar için de hizmet vermektedir. İlk görüşmeler telefon ve video yoluyla gerçekleştirilir; belgeler dijital olarak gönderilir; resmi kurumlar ve mahkemelerdeki randevular büro tarafından üstlenilir veya yerinde temsil düzenlenir. Münih Barosu üyesidir; Markus Klamert ayrıca Innsbruck’taki Tirol Barosu üyesidir.
KLAMERT & PARTNER hukuk bürosunun ofisleri, Münih’in merkezinde, Theresienwiese’nin yakınında yer almaktadır. Münih şehir merkezinden gelen müvekkiller, metro ile birkaç dakika içinde büroya ulaşabilirler; Almanya’nın diğer bölgelerinden gelen uzmanlar ve işverenler ise danışmanlık hizmeti almak için buraya gelmek zorunda değildir. Büroya ulaşım ve yol tarifi, “İletişim” bölümünde açıklanmıştır.
Çalışma vizesi için ücretsiz ilk değerlendirme — Davanız, herhangi bir yükümlülük olmaksızın incelenir
Ücretsiz ilk değerlendirme kapsamında, KLAMERT & PARTNER, davanızın başarı şansını bağlayıcı olmayan bir şekilde inceler. Bunun ötesinde hukuki danışmanlık hizmeti, ancak vekaletname imzalanması ve ücret anlaşması yapıldıktan sonra verilir.
Bir çalışma vizesi başvurusu süreci açısından bu somut olarak şu anlama gelir: İş pozisyonu hangi oturma izni kapsamındadır? Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gerekli mi? Nitelikler güvenilir bir şekilde kanıtlanmış mı? Ve planlanan takvimde riskler nerede yatıyor? Reddedilme durumunda: İtirazda bulunulabilir mi ve süre ne kadardır?
İlk değerlendirme için hazırlamanız gerekenler
İş sözleşmesi veya iş teklifi, not dökümünü içeren mezuniyet belgesi, mesleki deneyim belgeleri, pasaport fotokopisi ve — varsa — red mektubu veya tanıma kararı yararlı olacaktır. İşverenler için ayrıca iş tanımı ve planlanan ücret bilgisi de gereklidir.
Maliyetler, süreler ve hukuki koruma
İlk değerlendirmenin ardından ücret şeffaf bir şekilde kararlaştırılır: Avukat Ücretleri Kanunu’na göre veya bireysel bir ücret anlaşması temelinde; şirketler söz konusu olduğunda genellikle belirli bir işlem için sabit bir ücret olarak belirlenir. İşçi göçü hukukunda süreler kısadır — itiraz süresi karar metninde belirtilir; dava açma süresi ise VwGO’nun 74. maddesine göre bir aydır. Hukuki koruma sigortası veya işveren tarafından masrafların üstlenilmesi söz konusuysa, KLAMERT & PARTNER teminat talebini üstlenir.
En hızlı yol, çalışma vizesi hizmeti için iletişim formunu kullanmaktır: Durumu birkaç cümleyle açıklayın, belgeleri ek olarak gönderin ve ilk değerlendirmeyle birlikte geri bildirim alın. Hukuk bürosuna 089 540 239 0 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.
Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun
Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.
ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0
Çalışma vizesi ve çalışma izniyle ilgili sık sorulan sorular
Almanya çalışma vizesi nedir?
Almanya çalışma vizesi, bir Alman diplomatik veya konsolosluk temsilciliği tarafından çalışma amacıyla verilen ulusal bir vizedir. Bu vize, ülkeye giriş hakkı tanır ve varıştan sonraki ilk dönemi kapsar. Ülkeye girişin ardından, bu vize, asıl çalışma iznini içeren Yabancılar Dairesi tarafından verilen ikamet izni ile değiştirilir. Vize işlemlerinde, daha sonra verilecek ikamet izni için gerekli tüm maddi şartlar — nitelikler, iş teklifi ve — gerekirse — Federal Çalışma Ajansı’nın onayı — zaten incelenir.
Çalışma vizesi ile çalışma izni arasındaki fark nedir?
Çalışma vizesi ülkeye girişi, çalışma izni ise istihdamı düzenler. Vize yurtdışında verilir ve süresi sınırlıdır. Çalışma izni, 2005 yılından beri ayrı bir belge olmaktan çıkmış, ikamet izninin bir parçası haline gelmiştir: İkamet izni, ücretli çalışmanın izin verilip verilmediğini ve hangi ölçüde izin verildiğini belirtir. Dolayısıyla, çalışma iznine ihtiyaç duyan kişiler, uygun ikamet iznine sahip olmalıdır — ve bunu alabilmek için çalışma vizesiyle ülkeye giriş yapmalıdır.
Almanya için çalışma izni başvurusunu nasıl yapabilirim?
Yurt dışından çalışma iznini doğrudan değil, çalışma vizesi yoluyla ilgili Alman yurt dışı temsilciliklerinden başvurursunuz. Bundan önce, nitelik belgeniz, iş sözleşmeniz ve unvan seçiminiz netleştirilmiş olmalıdır. Ülkeye giriş yaptıktan sonra, çalışma iznini de içeren oturma izni başvurunuzu Yabancılar Dairesi’ne yaparsınız. Halihazırda Almanya’da bulunuyorsanız, başvuru doğrudan Yabancılar Dairesi’ne yapılır. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, ücretsiz ilk değerlendirme kapsamında sizin durumunuzda hangi yolun uygun olduğunu inceler.
AB vatandaşı olarak Almanya’da çalışma iznine ihtiyacım var mı?
Hayır. AB üye devletlerinin yanı sıra İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre vatandaşları serbest dolaşım hakkına sahiptir ve ne çalışma vizesine ne de çalışma iznine ihtiyaç duyarlar. Ön izin almadan bir işe başlayabilirler. Yapılması gerekenler ise genel yükümlülüklerdir: Nüfus dairesine kayıt, sosyal güvenlik ve vergi kimlik numarası. Üçüncü ülkelerden gelen aile üyeleri için, genellikle genel ikamet hakkından daha elverişli olan ayrı kurallar geçerlidir.
Almanya’ya çalışma vizesi ne kadardır?
Ulusal vize için yurtdışı temsilciliği üç haneli rakamların alt sınırında bir ücret almaktadır; Yabancılar Dairesi ise müteakip ikamet izni için ek bir ücret talep etmektedir. AufenthG’nin 81a maddesi uyarınca uygulanan hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü kapsamında şu anda 411 Euro ek ücret ödenmektedir. Buna ek olarak, duruma göre çeviri, tasdik, diploma değerlendirme veya tanıma prosedürleri için masraflar da eklenir. Kesin ücretler yurtdışı temsilcilikleri tarafından yayınlanmaktadır; planlama yaparken ek masraflar için cömert bir hesaplama yapılmalıdır.
Çalışma vizesi başvurusu süreci ne kadar sürer?
Bu, öncelikle menşe ülkedeki diplomatik temsilciliklerin randevu durumuna bağlıdır ve önemli ölçüde değişiklik gösterir. Randevu alınmasından izin verilmesine kadar geçen sürenin birkaç ay olması gerçekçi bir beklentidir. Hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü sabit süreler temelinde işler ve toplamda yaklaşık dört ay sürer. Federal İş Ajansı’ndan ön onay alanlar, süreçteki bir inceleme aşamasını atlar ve deneyimlere göre zaman kazanır. Hiçbir hukuk bürosu işlem süreleri konusunda kesin taahhütlerde bulunamaz.
Turist vizesiyle Almanya'da çalışabilir miyim?
Hayır. Turistik amaçlı bir Schengen vizesi çalışma izni içermez ve bu vizeyle çalışmak yasaktır. Ayrıca, ülke içinden turistik vizeden çalışma vizesine geçiş, yalnızca çok sınırlı istisnai durumlarda mümkündür; genellikle yetkililer, ülkenin dışına çıkılmasını ve usulüne uygun vize prosedürünün izlenmesini şart koşar. Bu, işverenler için bir sorumluluk meselesidir: Geçerli bir çalışma izni olmadan işçi çalıştıranlar, para cezası ile karşı karşıya kalma riskini taşır. Her işe alımdan önce vize türü kontrol edilmelidir.
Çalışma izni nedir — hâlâ var mı?
Göç Kanunu’nun yürürlüğe girmesine kadar çalışma izni, İş ve İşçi Bulma Kurumu’nun kendi başına gerçekleştirdiği bir idari işlemdi. Artık bu biçimiyle mevcut değildir. Günümüzde, ikamet ve çalışma izni konularında tek bir merci olarak Yabancılar Dairesi karar vermektedir; Federal İş ve İşçi Bulma Kurumu ise sadece kurum içi süreçlere dahil olmaktadır. Almanya’da çalışma izni arayanlar, aslında ikamet belgesinde yer alan çalışma iznini kastetmektedir. Eski terim, özellikle formlarda ve iş ilanlarında hâlâ kullanılmaktadır.
AufenthG’nin 18a maddesi uyarınca çalışma vizesi için hangi şartlar geçerlidir?
AufenthG’nin 18a. maddesi, Almanya’da tanınan veya bir Alman mesleki eğitimine eşdeğer nitelikli bir mesleki eğitim gerektirmektedir. Buna ek olarak, somut bir iş teklifi ve gerekli olduğu durumlarda Federal İş Ajansı’nın onayı da gereklidir. Düzenlemeye tabi mesleklerde ayrıca mesleği icra etme izni de gereklidir. Nitelikli İşgücü Göçü Kanunu’ndaki reformdan bu yana, istihdam artık öğrenilen meslekle sınırlı değildir — tanınan nitelikli işgücü, prensip olarak her türlü nitelikli işi yapabilir.
AufenthG’nin 18b. maddesine göre çalışma vizesi ne zaman söz konusu olabilir?
Akademik eğitimde § 18b AufenthG geçerlidir: Alman yükseköğretim diploması, tanınan yabancı diploma veya bir Alman diplomasıyla eşdeğer bir yabancı diploma. Karşılaştırılabilirlik, anabin veri tabanı ve Yabancı Eğitim İşleri Merkez Kurumu’nun diploma değerlendirme sistemi aracılığıyla kontrol edilir. Nitelikli bir iş için somut bir iş teklifi gereklidir. Maaş eşiğini karşılayanlar, aynı zamanda İkamet Kanunu’nun 18g maddesi uyarınca AB Mavi Kartı’nı da değerlendirmelidir — bu genellikle daha avantajlı bir statüdür.
AufenthG’nin 19c. maddesi neyi düzenler?
AufenthG’nin 19c. maddesi, vasıflı işgücü statüsüne girmeyen istihdamlar için genel hüküm niteliğindedir. 1. fıkra, İstihdam Yönetmeliği’ne ve devletlerarası anlaşmalara atıfta bulunur. 2. fıkra, belirgin mesleki pratik bilgilere sahip kişileri kapsar ve resmi bir diploma sahibi olmayan BT uzmanları için klasik yoldur. 3. fıkra, kamu yararı olması durumunda istihdama izin verir ve gerekçelendirilmesi gereken bir takdir yetkisi niteliğindedir. Bir pozisyonun § 19c AufenthG kapsamında olup olmadığı, her bir vaka için ayrı ayrı incelenmelidir.
Çalışma izni almak için tanınmış bir diploma gerekli mi?
18a ve 18b. maddeler uyarınca mesleki yeterlilik unvanları için evet — bu durumlarda tanıma veya eşdeğerlik, şartların yerine getirilmesi için gereklidir. Tanınma olmadan da başka yollar mevcuttur: Belirgin mesleki deneyim için İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19c. maddesinin 2. fıkrası, altı ülke için Batı Balkan düzenlemesi, tanınma amaçlı ikamet için İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 16d. maddesi veya fırsat kartı. KLAMERT & PARTNER, yabancı diplomaların tanınması konusunu ayrı bir hizmet sayfasında ayrıntılı olarak ele almaktadır; bu, çoğu prosedürde kritik bir aşamadır.
Çalışma vizesi için bir iş sözleşmesi yeterli mi?
Hayır, ancak çoğu durumda bu olmadan işler yürümez. Sözleşme veya bağlayıcı bir iş teklifi, birçok şarttan biridir. Sözleşme, işin niteliğini, çalışma saatlerini ve ücreti, Federal İş Ajansı’nın yurt içi çalışma koşullarıyla karşılaştırılabilirliğini kontrol edebileceği şekilde tanımlamalıdır. Belirsiz sözleşmeler, sıkça sorgulanmasına neden olur. Sözleşmenin başlangıcını çalışma vizesinin verilmesine bağlı kılan bir madde eklenmesi tavsiye edilir.
Çalışma vizesi başvurusunda maaşımın ne kadar önemi var?
AufenthG’nin 18a ve 18b maddelerine göre belirlenen uzman meslek unvanlarında sabit bir maaş eşiği bulunmamaktadır; çalışma koşullarının, benzer konumdaki yerli çalışanlarınkine uygun olup olmadığı incelenir. AufenthG’nin 18g maddesi uyarınca AB Mavi Kartı için, 45 yaş ve üzeri başvuru sahipleri için Batı Balkan Düzenlemesi kapsamında ve ilk başvuruda bulunan 45 yaş üstü vasıflı çalışanlar için sabit eşikler geçerlidir. Ayrıca, her durumda ücretin geçim masraflarını karşılaması gerekir.
AufenthG’nin 20. maddesi neyi düzenler?
AufenthG’nin 20. maddesi, iş arama amaçlı oturma iznini düzenlemektedir. Tanınmış niteliklere sahip vasıflı işgücü, bu izinle iş sözleşmesi olmaksızın ülkeye giriş yapabilir ve sınırlı bir süre boyunca iş arayabilir; Alman yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar ise öğrenimlerini tamamladıktan sonra buna uygun bir süre tanınır. Sınırlı ölçüde deneme amaçlı çalışma izin verilir; ancak bu aşamada tam çalışma izni bulunmamaktadır. Nitelikleri tanınmadan iş aramak isteyenler, AufenthG’nin 20a. maddesi uyarınca “Fırsat Haritası ”nı incelemelidir.
Meslek diploması olmadan çalışma vizesi alınabilir mi?
Evet, belirli durumlarda. En önemli yol, altı Batı Balkan ülkesinin vatandaşları için BeschV’nin 26. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uygulanan Batı Balkan düzenlemesidir: Bu düzenleme, mesleki yeterlilik belgesi değil, bağlayıcı bir iş teklifi ve Federal İş Ajansı’nın onayını gerektirir. Bunun yanı sıra, belirgin mesleki pratik bilgilere sahip kişiler için Kalış Yasası’nın (AufenthG) 19c. maddesinin 2. fıkrası ile İstihdam Yönetmeliği’ndeki belirli meslek grupları da dikkate alınabilir. Bu tür bir yolun açık olup olmadığı, vatandaşı olunan ülkeye ve iş pozisyonuna bağlıdır.
Batı Balkan Düzenlemesi nedir?
Batı Balkan Düzenlemesi, İstihdam Yönetmeliği’nin 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan özel bir düzenlemedir. Bu düzenleme, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan vatandaşlarının, herhangi bir nitelik belgesi sunmak zorunda kalmaksızın Almanya’da her türlü işe girmesine imkân tanır. Bunun için bağlayıcı bir iş teklifi, uygun çalışma koşulları ve Federal İş Ajansı’nın onayı gereklidir. Onaylar kota sistemine tabidir. Bu nedenle Batı Balkan Düzenlemesi, resmi bir diploma gerektirmeyen istihdamlar için pratikte en önemli yoldur.
Batı Balkan düzenlemesi hangi ülkeler için geçerlidir?
Altı ülke için geçerlidir: Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan. Belirleyici olan vatandaşı olmaktır, ikamet yeri değil — bu ülkelerden birinde yaşayan ancak başka bir ülke vatandaşı olan kişiler bu kapsamda değildir. Hırvatistan ve Slovenya AB üye devletleridir; bu ülkelerin vatandaşları için çalışma izni gerekmeksizin serbest dolaşım hakkı geçerlidir. Diğer üçüncü ülkeler için ise İkamet Kanunu’nun genel hükümleri geçerlidir.
Batı Balkan Düzenlemesi’ndeki kota sistemi nasıl işliyor?
Federal Çalışma Ajansı, her takvim yılında en fazla 50.000 onay vermektedir. Bu kota, aylara ve uyruklara göre paylaştırılmıştır; dolayısıyla her ülke için aylık alt kotalar bulunmaktadır. Bir alt kota dolduğunda, işlem daha sonraki bir döneme ertelenir. Pratikte, başvuru tarihinin süre üzerinde belirleyici bir rolü vardır. Bu nedenle işverenler, yurtdışı temsilciliklerinde randevu tarihinden önce sözleşme ve belgeleri hazırlamalıdır.
Batı Balkan Düzenlemesi için bir eğitim almam gerekiyor mu?
Hayır. İşte tam da bu noktada, vasıflı işgücü statülerinden farkı ortaya çıkıyor: Batı Balkan düzenlemesi, herhangi bir mesleki diploma veya tanıma şartı aramıyor. Gerekli olan şartlar arasında bağlayıcı bir iş teklifi, benzer yerli çalışanlarla aynı çalışma koşulları ve Federal İş Ajansı’nın onayı yer alıyor. İki hariç tutma nedenine dikkat edilmelidir: Son 24 ay içinde Sığınmacılara Yardım Kanunu uyarınca yardım almış olmak ve 45 yaş ve üzeri ilk başvuru sahipleri için 2026 yılında 55.770 avroluk maaş veya emeklilik geliri eşiği.
Batı Balkan Düzenlemesi kapsamında bir işlem ne kadar sürer?
Hukuki incelemenin kendisi oldukça basit; süresini ise kota ve randevu durumu belirler. İki faktör belirleyicidir: ilgili ülke için aylık onay kontenjanı ve yetkili yurtdışı temsilciliklerinin randevu tahsisi. Her ikisi de mevsime göre dalgalanır. Güvenilir bir tahmin, ancak söz konusu ülke ve planlanan başlangıç tarihi göz önünde bulundurularak yapılabilir. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, Almanya’nın tamamında işverenler adına bu tür işlemleri yürütmektedir.
Bir işveren, yabancı uzmanları işe alırken nelere dikkat etmelidir?
İşe alım öncesinde dört hususun açıklığa kavuşturulması gerekir: Nitelik tanınmış mıdır veya eşdeğer midir? İş pozisyonu hangi ikamet izni kapsamındadır? Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gerekli midir? Ve unvan, planlanan faaliyeti gerçekten kapsayan bir çalışma izni içeriyor mu? Kontrol yükümlülüğü işverene aittir. Geçerli bir çalışma izni olmaksızın istihdam, para cezası işlemine yol açabilir; kasıtlı olması halinde cezai sorumluluk söz konusu olabilir. Bu inceleme belgelendirilmelidir.
Federal Çalışma Ajansı’nın ön onayı nedir?
Ön onay sürecinde, işveren, vasıflı işgücünün vize başvurusunda bulunmasından önce istihdam onayı talep eder. Onay alındığında, vasıflı işgücü bunu yurtdışı temsilciliklerine sunar; bu durumda, devam eden vize sürecinde Federal İş Ajansı’nın müdahalesine gerek kalmaz. Bu, süreç zincirinden bir inceleme aşamasını ortadan kaldırır ve deneyimlere göre süreci önemli ölçüde kısaltır. Ön onay, belirli bir işyerine bağlıdır ve süreli olarak verilir.
ZAV ne yapar?
Merkezi Yurtdışı ve Meslek Aracılık Kurumu (kısaca ZAV), Federal Çalışma Ajansı bünyesinde işgücü göçünden sorumlu birimdir. Bu kurum, istihdam iznini verir, çalışma koşullarının karşılaştırılabilirliğini denetler ve diğer hususların yanı sıra Batı Balkan Düzenlemesi’ne ilişkin kota yönetimini yürütür. Vize veya oturma izni kararlarını bu kurum vermez — bu görev, yurtdışı temsilcilikleri ve Yabancılar Dairesi’ne aittir. İşverenler için ZAV, özellikle “İstihdam İlişkisi Beyanı” ve “Ön Onay” süreçleri açısından önemlidir.
Hangi durumlarda Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gerekli değildir?
İstihdam Yönetmeliği, onay gerektirmeyen durumları belirtmektedir. Bunlar arasında, diğerlerinin yanı sıra, belirli yüksek nitelikli işler ve yönetici pozisyonları, bilim ve araştırma, bir şirketler grubu içindeki kısa süreli görevlendirmeler ve ihtiyaç olduğu tespit edilen belirli meslek grupları yer almaktadır. Bir istisna söz konusu olduğunda, prosedürün bir adımı tamamen atlanır ve çalışma izni daha hızlı verilir. Bir pozisyonun onay gerektirip gerektirmediği, başvuru yapılmadan önce kontrol edilmelidir — bu, prosedürde zaman kazanmanın en etkili yoludur.
Hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü nedir?
AufenthG’nin 81a. maddesine göre hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü, işveren tarafından yetkili Yabancılar Dairesi’ne başlatılan bir süreçtir. Daire, şirketle bir anlaşma imzalar ve bu anlaşma çerçevesinde tanıma sürecini, Federal İş Ajansı’nın onayını ve ön onayı yönetir. Sabit süre sınırlamaları geçerlidir; bunlardan biri, yurtdışı temsilciliklerinde randevu verilmesi için en fazla üç haftadır. Toplamda yaklaşık dört ay süre öngörülmelidir. Yabancılar Dairesi şu anda 411 avro tutarında bir ücret almaktadır.
Çalışma izni bulunmadığında işveren sorumluluk taşır mı?
Evet. Gerekli çalışma izni olmayan bir yabancıyı istihdam eden kişi, idari suç işlemiş olur; kasıtlı olması halinde cezai sorumluluk söz konusu olabilir. Denetimlerden Gümrük İdaresi’ne bağlı Kaçak Çalışma Mali Denetim Birimi sorumludur. Buna ek olarak, sosyal güvenlik primleri için ek ödeme talepleri ve ihale hukuku kapsamında sonuçlar da söz konusudur. Bu nedenle belirleyici olan, sadece çalışma izninin olup olmadığı değil, aynı zamanda bu iznin söz konusu faaliyeti kapsayıp kapsamadığıdır. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, denetime dayanacak şekilde gerekli incelemeleri düzenler.
Bir işveren vize işlemlerini hızlandırabilir mi?
Kontrol edilebilen üç unsur vardır. Birincisi, bir inceleme aşamasını öncelikli kılan Federal Çalışma Ajansı’nın ön onayıdır. İkincisi, sabit süreler ve öncelikli randevu tahsisi içeren, Kalış Yasası’nın (AufenthG) 81a maddesi uyarınca uygulanan hızlandırılmış vasıflı işgücü prosedürü. Üçüncüsü ise belgelerin kalitesidir: Eksiksiz ve kesin bilgiler, genellikle haftalar süren ek sorgulamaları önler. Yurtdışı temsilciliklerinin genel randevu durumu ise kontrol edilemez. Bu nedenle, kesin bir giriş tarihi konusunda taahhütte bulunmak mümkün değildir.
Çalışma vizemi uzatabilir miyim?
Çalışma vizesi doğrudan uzatılmaz. Ülkeye girişin ardından ikamet iznine dönüştürülür ve bu izin uzatılır. Başvuru, süresinin dolmasından önce Yabancılar Dairesi’ne yapılmalıdır; zamanında yapılan başvuru, genellikle karar verilene kadar ikamet ve çalışmayı güvence altına alan bir “geçerliliğin devamı” varsayımını tetikler. Süresi kaçıran kişi bu korumayı kaybeder ve çalışma izninin kesintiye uğrama riskiyle karşı karşıya kalır. Bu nedenle, izin belgesi verilir verilmez bu tarih takvime işaretlenmelidir.
Çalışma vizesi ile işverenimi değiştirebilir miyim?
Bu, ikamet iznindeki çalışma izninin kapsamına göre belirlenir. Eğer çalışma izni belirli bir işverenin yanında belirli bir faaliyete sınırlıysa, iş değiştirme için Yabancılar Dairesi’nin yeni bir kararı gerekir; bazı durumlarda Federal Çalışma Ajansı’nın yeniden onayı da gerekebilir. AB Mavi Kartı’nda ilk dönemde bildirim veya izin alma yükümlülüğü vardır. İnceleme yapılmadan iş değiştirilmesi, ikamet iznini tehlikeye atabilir ve yeni işveren için para cezası riskine yol açabilir.
Ailem çalışma vizesi ile Almanya’ya gelebilir mi?
Eşler ve reşit olmayan çocuklar, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18a, 18b, 18g, 19 ve 19c maddeleri uyarınca vasıflı işgücü statüsüne sahip kişilerin yanına gelebilirler. Bunun için düzenli ve güvence altına alınmış geçim kaynağı, yeterli konut alanı ve evlilik veya soy bağı belgeleri gereklidir. Nitelikli işgücü ve AB Mavi Kart sahiplerine eşlik etmek amacıyla yapılan birleşmelerde, eşin temel düzeyde Almanca bilgisine dair kanıt sunulması gerekmez. Pratik açıdan, başvuruların eşzamanlı olarak yapılması tavsiye edilir; ayrı ayrı yürütülen işlemler, iki farklı randevu tarihi ve iki ayrı bekleme süresi anlamına gelir.
Türkiye Çalışma Vizesi — Türk vatandaşları için ne geçerlidir?
Türk vatandaşları için İkamet Kanunu’nun genel hükümleri geçerlidir; çalışma vizesi gereklidir. Bunun yanı sıra, AET-Türkiye Ortaklık Anlaşması’ndan, özellikle de Ortaklık Konseyi’nin 1/80 sayılı Kararı’ndan, örneğin çalışma süresine bağlı olarak işgücü piyasasına erişim veya aile fertleri için gibi bazı ayrıcalıklı haklar doğabilir. Bu hakların münferit durumlarda geçerli olup olmadığı, kişinin çalışma ve ikamet geçmişi incelenerek değerlendirilmelidir. Bu konuda genel bir cevap vermek mümkün değildir.
Büyükelçilik çalışma vize başvurumu reddederse ne yapabilirim?
Bir Alman yurtdışı temsilcisinin reddine karşı itirazda bulunmak mümkündür — bu, kararda belirtilen süreye bağlı olarak aynı kuruma yeniden inceleme talebinde bulunmaktır. Bu, özellikle belgelerin sonradan sunulabileceği veya yanlış değerlendirmelerin düzeltilebileceği durumlarda mantıklıdır. İtiraz sonuçsuz kalırsa, VwGO’nun 74. maddesi uyarınca yükümlülük davası açılabilir; vize konularında bu dava genellikle Berlin İdare Mahkemesi’nde görülür. İtiraz, dava veya yeni bir başvurunun hangisinin daha hızlı bir yol olacağı, reddedilme nedenine bağlıdır.
Vize işlemlerinde “ihmal davası” nedir?
VwGO’nun 75. maddesine göre açılan eylemsizlik davası, bir idari makamın yeterli bir gerekçe olmaksızın bir başvuru hakkında karar vermemesine yöneliktir. Bu dava, ilke olarak başvurunun yapılmasından itibaren üç ay geçtikten sonra kabul edilebilir. Vize işlemlerinde genellikle Berlin İdare Mahkemesi yetkilidir. Uygulamada, davanın açılması genellikle başvurunun işleme alınmasına yol açar; ancak bu durum, belirli bir karar alınmasına ilişkin bir hak doğurmaz. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, bekleme süresinin “eylemsizlik” suçlamasını destekleyip desteklemediğini önceden inceler.
Çalışma vizesi ne zaman yerleşim iznine dönüşür?
Uzman personel, emeklilik sigortası prim ödeme süreleri ve diğer şartların yerine getirilmesi halinde, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18c maddesinin 2. fıkrası uyarınca, ikamet iznini üç yıl boyunca elinde bulundurduktan sonra yerleşim izni alabilir. İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 18g maddesi uyarınca AB Mavi Kart sahipleri için süreler, dil seviyesine bağlı olarak önemli ölçüde kısalır. Süreler sahip olunan belgeye bağlı olduğundan, belge seçimi aynı zamanda kalıcı ikamet yoluna ilişkin bir karardır — bu kararın erken bir aşamada alınması önerilir.
KLAMERT & PARTNER, İngilizce veya Hintçe dilinde de danışmanlık hizmeti veriyor mu?
Evet. Danışmanlık hizmetleri Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce ve Hintçe dillerinde sunulmaktadır. Hintli uzmanlar için, hukuk bürosu ekibini Hint kökenli ve Hintçe konuşan bir hukukçuyla genişletmektedir; davaların hukuki işleme alınması ve temsil edilmesi ise hukuk bürosunun ruhsatlı avukatları tarafından üstlenilmektedir. Ukraynaca ve Rusça konuşan müvekkillerin danışmanlığını Denys Osypenko yürütmektedir. Münih merkezli bir hukuk bürosu olan KLAMERT & PARTNER, Almanya genelinde ve yurt dışındaki müvekkiller için hizmet vermektedir — ilk görüşmeler telefon veya video üzerinden gerçekleştirilmektedir.
Davanızı şimdi hiçbir yükümlülük altına girmeden inceletin — çalışma vizesi için ücretsiz ilk değerlendirme için 089 540 239 0 numaralı telefonu arayın veya iletişim formumuzu kullanın.
