ICT Kartı — Almanya’ya şirket tarafından gönderilen çalışanlar için avukat

İstediğiniz dili seçin
Grup içi görevlendirmeler için ICT Kartı ve Mobil ICT Kartı

ICT Kartı, Mobil ICT Kartı ve kısa süreli mobilite. Şirketler ve yurt dışına gönderilen uzmanlar için danışmanlık hizmetleri — Münih’ten tüm Almanya’ya. İletişim formu aracılığıyla ücretsiz ilk değerlendirme veya doğrudan 089 540 239 0 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

Bir şirket, Singapur’dan bir yöneticiyi iki yıllığına Almanya’daki şubesine atıyor. São Paulo’dan bir yazılım uzmanı, Münih’te bir projeye destek verecek — sekiz hafta, daha fazla değil. İtalyan bir şirket, Milano’da oturma izni bulunan Hintli bir mühendisi görevlendiriyor. Üç farklı durum, üç tamamen farklı yasal yol: ICT Kartı, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne bildirim, Mobil ICT Kartı. Yanlış yolu seçenler, aylarca zaman kaybeder veya geçerli bir izin belgesi olmadan çalışan istihdam eder. KLAMERT & PARTNER, görevlendirme mektupları imzalanmadan önce Almanya’ya yapılan şirket içi görevlendirmeleri hukuki açıdan değerlendirir. Oturma hakkı federal hukuka tabidir: KLAMERT & PARTNER, ICT kartı konusunda Münih’teki avukatınız olup, Almanya genelinde ve yurtdışındaki şirket grupları için de hizmet vermektedir. Danışmanlık hizmetleri Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce ve Hintçe dillerinde sunulmaktadır. İlk değerlendirme ücretsizdir.

ICT Kartı Avukatı — Münih merkezli, Almanya genelindeki şirketlere hizmet veren

ICT Kartı, kitlesel bir süreç değil, kurumsal bir yetki belgesidir. Bu süreç, küresel mobilite departmanlarını, Alman bağlı şirketlerinin yönetim kadrolarını ve görevlendirilen kişiyi kendisi ilgilendirir — genellikle aynı anda ve farklı çıkarlar söz konusu olduğunda.

KLAMERT & PARTNER, üç aşamada danışmanlık hizmeti sunar. Gönderme kararından önce: ICT kartının doğru seçenek olup olmadığı ya da kısa süreli mobilite, Mobil ICT kartı, Vander-Elst vizesi veya yerel istihdamın daha uygun olup olmayacağının incelenmesi. Süreç sırasında: Görevlendirme mektubunun hazırlanması, Federal Çalışma Ajansı ile koordinasyon, Yabancılar Dairesi ve yurtdışı temsilcilikleriyle ilgili işlemlerin takip edilmesi. Karar verildikten sonra: Uzatma, unvan değişikliği, reddedilme durumunda hukuki koruma.

KLAMERT & PARTNER’a başvuran şirketlerin tipik soruları: Bir çalışanımızı 18 aylığına Almanya’ya gönderiyoruz — bu durum hangi unvan altında değerlendirilir? Altı haftalık bir bildirim yeterli mi, yoksa bir prosedür izlememiz gerekiyor mu? Çalışanımızın Fransa’dan alınmış bir ICT kartı var, ancak Stuttgart’a gitmesi gerekiyor. ICT kartının süresi doluyor ve kişinin kalması gerekiyor. Yabancılar Dairesi, elimizde bulunmayan belgeleri talep ediyor.

“Şirketler arası görevlendirmelerde zaman çizelgesini belirleyen hukuki mesele değil, şirket içindeki sıralamadır. Görevlendirme mektubu genellikle transferin şirket içinde duyurulmasından sonra yazılır — ve bu mektupta artık kimsenin değiştiremeyeceği bilgiler yer almalıdır. Bu nedenle biz vize başvurusundan değil, görevlendirme mektubundan yola çıkıyoruz.”

— Markus Klamert, avukat ve KLAMERT & PARTNER’ın kurucusu

Hukuk bürosu, coğrafi sınırlamalar olmaksızın hizmet vermektedir. Hamburg, Köln veya Leipzig’de Alman şubesi bulunan şirket grupları için danışmanlık hizmetleri video konferans ve e-posta yoluyla yürütülür; resmi kurumlarla olan randevular KLAMERT & PARTNER tarafından üstlenilir veya yerinde temsil düzenlenir. ICT Kartı ile ilgili mevzuat federal düzeyde tek tip olmakla birlikte, Yabancılar Dairesi’nin uygulamaları aynı değildir.

İşveren: Transferiniz için ICT kartı gerekli mi? Dört soruyla karar verme süreci

Almanya’ya her gönderilmeden önce dört soru vardır. Bunlara cevap vermek bir saat sürer ve aylarca sürecek bir süreci belirler.

Soru 1 — Transfer ne kadar sürer?

Şirket içi transfer 90 günden uzun sürerse, ICT kartı devreye girer. Bu süre 90 günden azsa ve başka bir AB ülkesinden alınmış bir ICT kartı zaten mevcutsa, AufenthG’nin 19a. maddesi uyarınca kısa süreli hareketlilik için Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne bildirimde bulunmak yeterlidir. AB ön unvanı bulunmuyorsa, kısa süreli görevlendirmelerde genellikle başka düzenlemeler geçerlidir.

Soru 2 — Gönderme mi, yoksa yerel işe alım mı?

İş ilişkisi menşe ülkede devam ediyorsa ve kişi sadece geçici olarak görevlendirilmişse, bu bir “gönderme” durumudur — ICT Kartı’nın geçerli olduğu durum budur. Kişiye bir Alman iş sözleşmesi verilirse, bu yerel bir işe alımdır; bu durumda uzman işgücü statüsü veya AB Mavi Kartı geçerlidir. Bu ayrım, ikamet hakkı, sosyal güvenlik ve vergiler üzerinde aynı anda etkili olur.

Soru 3 — Başka bir AB ülkesinde halihazırda bir mülkiyet hakkı mevcut mu?

Kişinin başka bir üye devletin ICT kartına sahip olması durumunda, AufenthG’nin 19b. maddesi uyarınca öngörülen yol, Mobil ICT kartıdır. Kişi, merkezi AB’de bulunan bir şirkette çalışıyor ve bu şirket adına Almanya’da bir hizmet sunacaksa, işgücü göçü hukuku değil, hizmet serbestliği geçerlidir — anahtar kelime: Vander-Elst vizesi.

Soru 4 — Bu kişi hangi kişi grubuna giriyor?

ICT kartında sadece üç grup bulunmaktadır: Yönetici, Uzman ve Stajyer. Bu gruplardan hiçbirine uymayanlara ICT kartı verilmez. Bu, en sık görülen maddi ret nedenidir ve önceden kontrol edilebilir.

KLAMERT & PARTNER’IN UYGULAMALARINDAN — SEKİZ HAFTA SÜREN GÖREV.

Hiçbir durum, kısa süreli proje görevleri kadar sık aşırı formalize edilmez. Tekrarlanan bir örüntü: Bir şirket, on haftalık bir görev için tam bir ICT kartı talep eder; oysa ilgili kişi başka bir AB ülkesinden alınmış bir ICT kartına sahiptir ve AufenthG’nin 19a maddesi uyarınca kısa süreli hareketlilik için bir bildirim yeterli olacaktır. Tersine, AB üyeliği olmayan ülkelerden gelen görevlendirmelerde ise, “zaten sadece iki ay” olduğu için bazen hiçbir işlem yapılmamaktadır. Her iki durum da maliyetlidir: biri zaman açısından, diğeri ise sorumluluk riski açısından. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER’da süre ve menşe ülkenin kontrolü her zaman işin başında yapılır, sonunda değil.

ICT Kartı nedir? (AufenthG’nin 19. maddesi, (AB) 2014/66 sayılı Direktif)

ICT Kartı, şirket içi transfer edilen çalışanlar için ayrı bir ikamet iznidir. ICT, “Intra-Corporate Transfer” (Şirket İçi Transfer) anlamına gelir. Yasal dayanağı, (EU) 2014/66 sayılı Direktifi uygulayan ve ilgili tüm üye devletler için tek tip asgari standartlar belirleyen AufenthG’nin 19. maddesidir.

Bu başlık, işgücü göçü hukukunun diğer alanlarında bulunmayan bir durumu varsaymaktadır. İş ilişkisi, Avrupa Birliği dışındaki bir şirketle devam etmektedir. Kişi, belirli bir süre için aynı şirket grubunun Almanya’daki bir şubesine geçici olarak görevlendirilmektedir. Klasik anlamda bir Alman iş sözleşmesi veya işe alım söz konusu değildir.

Bundan ICT kartının pratikteki özelliği ortaya çıkmaktadır. Bu kart, işgücü piyasasındaki belirli bir pozisyona değil, transfer işlemine bağlıdır. Başlangıçtan itibaren süreli bir nitelik taşır. Ayrıca, geri dönüş olasılığına da bağlıdır: Kişinin transferin ardından AB dışındaki bir şubeye geri dönebileceğini kanıtlayan belge, başvuru belgeleri arasında yer almaktadır.

Şirket grupları için bu hem bir avantaj hem de bir sınırlamadır. Avantajdır, çünkü Alman iş sözleşmesi gerekmez ve grup yapısı bu unvanı taşır. Sınırlamadır, çünkü ICT kartı kalıcı oturma izni yolunu açmaz — Almanya’da uzun vadede kalmak isteyenlerin er ya da geç başka bir unvana ihtiyacı olacaktır.

Yönetici, Uzman, Stajyer — ICT Kartı’ndaki üç kişi grubu

AufenthG’nin 19. maddesi tam olarak üç grubu kapsamaktadır. Bu gruplardan hangisine ait olunduğu, şartları ve azami kalış süresini belirler ve başvuru yapılmadan önce kesinleşmiş olmalıdır.

Yönetici

Yönetmelik kapsamında yönetici, kilit bir pozisyonda bulunan ve ev sahibi şubeyi veya bunun bir kısmını yöneten kişidir. Bu pozisyonun belirleyici özellikleri arasında, yönetim organı veya hissedarlar tarafından genel denetim altında olması ve personel kararlarında yetki sahibi olması sayılabilir. Organizasyon şemasında yer alan bir unvan yeterli değildir; belirleyici olan, fiili yönetim ve personel yetkisidir ve bu yetkilerin görevlendirme yazısında açıkça belirtilmesi gerekir.

Uzman

Uzman, faaliyet alanları, prosedürler veya ev sahibi şubenin idaresi konusunda vazgeçilmez uzmanlık bilgisine sahip olan, ayrıca yüksek nitelik düzeyine ve uygun mesleki deneyime sahip kişidir. Uygulamada bu grup, ICT prosedürlerinin büyük bir kısmını üstlenmektedir. Kritik nokta, bunun açıklanmasıdır: Neden tam da bu bilgiler Alman şubesi için vazgeçilmezdir? Genel bir iş tanımı bu soruyu yanıtlamaz.

Stajyer

Stajyer, yükseköğretim diplomasına sahip, bir staj programını tamamlayan ve bunun karşılığında ücret alan kişidir. Amaç, mesleki gelişim veya iş teknikleri ve yöntemleri konusunda ileri eğitimdir. Stajyerler için, yönetici ve uzmanlara kıyasla daha kısa bir azami süre geçerlidir.

ICT Kartı için gerekliliklere genel bakış

ICT Kartı için gerekli şartlar net olmakla birlikte katıdır. Şartlardan biri eksikse başvuru reddedilir — bu konuda takdir yetkisi yoktur.

Birincisi: Kişinin, şirket içi transferin başlamasından hemen önce en az altı aydır şirkete veya şirket grubuna ait olması gerekir. Bu süre, stajyerler de dahil olmak üzere üç kişi grubunun tümü için geçerlidir. Kısa vadede planlanan transferlerin genellikle bu noktada başarısızlığa uğradığı görülmektedir.

İkincisi: Görev süresi 90 günden fazla olmalıdır. Daha kısa süreli görevler ICT kartı kapsamına girmez.

Üçüncüsü: Bir görevlendirme belgesi bulunmalıdır. Bu belge, görevin yeri ve niteliği, süresi, ücreti ve diğer çalışma koşullarına ilişkin bilgileri ve Avrupa Birliği dışındaki bir şubeye geri dönüşün mümkün olduğuna dair kanıtı içermelidir.

Dördüncüsü: İlgili kişinin yönetici, uzman veya stajyer grubuna dahil olması ve gerekli niteliklere sahip olduğunu kanıtlaması gerekir — stajyerler için yükseköğretim diploması zorunludur.

Beşinci olarak: Federal İş Ajansı’nın onayı alınmış olmalıdır. Altıncı olarak ise, reddedilme gerekçesi bulunmamalıdır; özellikle de önceki bir transferin ardından uygulanan bekleme süresi gibi bir gerekçe olmamalıdır.

Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun

Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0

Federal Çalışma Ajansı’nın ICT Kartı’na ilişkin onayı (§ 10a BeschV)

Yaygın bir yanılgı: Alman iş sözleşmesi imzalanmadığı için ICT kartı için onay gerekmediği düşünülür. Bu yanlıştır. Vize ve ICT kartı için Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gereklidir; ayrıntılar İstihdam Yönetmeliği’nin 10a. maddesinde düzenlenmiştir.

İncelenen, şirket yapısı değil, transferin çalışma koşullarıdır. Kriter, ücret ve diğer koşulların benzer yerli çalışanlarınkine uygun olup olmadığıdır. Pratikte bu şu anlama gelir: Menşe ülkede makul olan bir ücret, Almanya’daki görev için çok düşük olabilir — ek ödemeler, ayni yardımlar ve görevlendirme ödenekleri de dahil olmak üzere; bunların da açıkça belirtilmesi gerekir.

Denetimin dayanağı, istihdam ilişkisine ilişkin beyan ile görevlendirme mektubudur. Her iki belge arasında — örneğin haftalık çalışma süresi, görev tanımı veya ücret bileşenleri konusunda — çelişki olması durumunda, konuyla ilgili ek bilgi talep edilir. Bu nedenle KLAMERT & PARTNER, belgeleri sunmadan önce birbirleriyle uyumlu hale getirir.

Mobiler-ICT Kartı için de onay gereklidir; ancak başvuru başka bir AB üye devletinden yapılıyorsa bir istisna söz konusu olabilir. AufenthG’nin 19a. maddesine göre kısa süreli hareketlilik durumunda onay gerekmez.

ICT Kartı Başvurusu — Süreç, Gerekli Belgeler, Yetki Alanları

ICT kartı başvurusunda bulunmak isteyenler, birbirini takip eden iki prosedürü yerine getirmelidir. Bu sıralama değiştirilemez.

Birinci adım: Kabul eden şube, gerekli belgeleri hazırlar. Görevlendirme mektubu, şirket grubuna ait belgeler ve kişinin gruba ait olduğuna dair kanıtlar, nitelik belgeleri, iş ilişkisine ilişkin beyan, pasaport fotokopisi, geri dönüş imkânına dair kanıt.

İkinci adım: Kişi, menşe ülkesindeki yetkili Alman diplomatik temsilciliğine, şirket içi transfer amacıyla ulusal vize başvurusu yapar. Diplomatik temsilcilik, Yabancılar Dairesi ve Federal Çalışma Ajansı’nı sürece dahil eder.

Üçüncü adım: Vize ile ülkeye giriş, Nüfus Dairesi’ne kayıt yaptırma ve ardından görev yerinin yetkili Yabancılar Dairesi’ne ICT kartı başvurusu.

Tekrarlayan transfer işlemleri gerçekleştiren şirketler için, bu akışı bir süreç olarak belgelemek faydalı olacaktır: Hangi belgeyi kim, hangi süre içinde ve hangi onayla teslim eder? KLAMERT & PARTNER, her yeni transferin sıfırdan başlamaması için bu tür bir prosedür şablonu ve örnek görevlendirme mektubu hazırlar.

Geçerlilik süresi, uzatma ve altı aylık bekleme süresi

ICT kartı baştan itibaren süreli olup, bu süreler azami sınırlardır — kural niteliğinde değildir.

Yöneticiler ve uzmanlar için ICT kartı, transfer süresince, en fazla üç yıl süreyle verilir. Stajyerler için ise azami süre bir yıldır. Bu sınırlar dahilinde, transferin başlangıçta planlanandan daha uzun sürmesi halinde uzatma mümkündür; ancak azami süre aşıldığında uzatma yapılamaz.

Transferin sona ermesinden sonra bir bekleme süresi başlar. Şirket içi transfer amacıyla Almanya topraklarında gerçekleştirilen son ikametin sona ermesinden itibaren altı ay geçmeden yapılan bir başvuru reddedilmelidir. Bu kural, zincirleme görevlendirmeler yoluyla süreli bir transferin kalıcı bir duruma dönüşmesini engeller — ve deneyimli bir çalışanın Almanya’ya ikinci kez gönderilmesi gerektiğinde şirketleri düzenli olarak şaşırtır.

İnsan kaynakları planlaması açısından bu şu anlama gelir: Almanya’da bir kişiyi üç yıldan uzun süre ihtiyaç duyanlar, ICT kartının uzatılmasını değil, başka bir oturma iznine geçişi planlamalıdır. Bu geçiş, ICT kartının süresi dolmadan başlatılmalı, dolduktan sonra değil.

90 güne kadar ikamet izni olmaksızın — kısa süreli hareketlilik ve BAMF’ye yapılacak bildirim (Ikamet Kanunu’nun 19a maddesi)

Şirketler grubu içinde pratikte en sık sorulan soru, ICT kartı başvurusunun nasıl yapılacağı değil, kısa süreli bir görev için bir prosedüre gerek olup olmadığıdır. AufenthG’nin 19a. maddesi bu soruya net bir cevap vermektedir.

Bir kişi, başka bir AB üye devleti tarafından verilmiş bir ICT kartına sahipse, Almanya’da kendi Alman ikamet izni olmadan çalışabilir. Koşullar: 180 günlük bir süre içinde en fazla 90 gün, aynı şirket grubuna ait bir şubede. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne bildirimde bulunulması zorunludur; Federal Çalışma Dairesi’nden onay alınması gerekmez.

Bu düzenleme, Avrupa ICT sisteminin asıl verimlilik kazancıdır ve nadiren kullanılmaktadır. Bir şirketler grubu içindeki proje çalışmaları, denetimler, eğitimler ve görev devri için Almanya’ya giden en hızlı yasal yoldur.

İki nokta özellikle önemlidir. Bildirim yükümlülüğü kişiye değil, şirkete aittir — bu, insan kaynakları departmanının süreçleri kapsamında yer alır. Ayrıca 90 gün, 180 gün içinde kümülatif olarak değerlendirilmelidir: Almanya’ya kısa süreli olarak birkaç kez gelenlerin süreleri toplanır. Sınır aşılırsa, Mobiler-ICT kartı doğru belge olur ve değişiklik için önceden başvuru yapılması gerekir.

Mobil ICT Kartı — Başka bir AB ülkesinden yeniden gönderim (AufenthG’nin 19b. maddesi)

AufenthG’nin 19b. maddesine göre Mobiler-ICT Kartı, başka bir üye devletin ICT Kartına sahip bir kişinin Almanya’da 90 günden fazla süreyle görevlendirilmesi durumunda geçerlidir. Bu, yeni bir ICT Kartı değil, halihazırda devam etmekte olan bir Avrupa transferinin Almanya’daki devamıdır.

Bunun için, ilk üye devletin geçerli bir ICT izni ve aynı şirket grubuna ait Almanya’daki bir şubeye geçici görevlendirme şarttır. Azami süre, toplam transfer süresine göre belirlenir; Almanya’daki görev süresi, dayanak teşkil eden izin süresinden daha uzun olamaz.

Federal Çalışma Ajansı’nın onayı prensip olarak gereklidir; başvuru başka bir AB üye devletinden yapılıyorsa bir istisna söz konusu olabilir. İşte tam da burada, pratikte sıklıkla göz ardı edilen bir zaman avantajı yatmaktadır: Kişiyi önce ülkeye girişine izin vermek yerine, başvuruyu ilk üye devletten yapanlar, bir inceleme aşamasını atlayabilirler. Bunun somut bir vakada işe yarayıp yaramayacağı önceden netleştirilmelidir.

Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun

Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0

Vander-Elst Vizesi — Bir AB şirketi tarafından hizmet sunumu amacıyla görevlendirme

ICT kartıyla sık sık karıştırılan ve tamamen farklı bir yasal düzene tabi olan bir durum söz konusudur. Bir AB üye devletinde merkezi bulunan bir şirket, kendi hizmetini sunmak üzere üçüncü ülke vatandaşı bir çalışanı Almanya’ya gönderirse, bu durumda işgücü göçü hukuku değil, hizmet serbestliği geçerlidir.

Bunun dayanağı, Vander Elst davasında Avrupa Adalet Divanı’nın verdiği karardır. İşçi, gönderen şirkette usulüne uygun ve kalıcı olarak istihdam edilmiş olmalı ve şirketin merkezinin bulunduğu ülkede ikamet iznine sahip olmalıdır. İşçi, bu hizmeti gönderen şirketin talimatı ve sorumluluğu altında yerine getirir — Alman işverenin çalışanı olarak değil.

Alman yurtdışı temsilciliklerinin talimatlarına göre, kısa süreli görevler için muafiyetler bulunmaktadır; ilgili eşiğin üzerinde ise Vander-Elst vizesi başvurusu yapılmalıdır. Yetki alanları, gerekli belgeler ve işlem süreleri her yurtdışı temsilciliğine göre önemli ölçüde farklılık gösterir ve planlama öncesinde ayrıntılı olarak kontrol edilmelidir.

ICT kartıyla arasındaki fark ekonomik açıdan oldukça önemlidir. ICT kartı, bir şirket şubesi ve şirket içi transferi gerektirir. Vander Elst ise bir hizmet sözleşmesini şart koşar ve şirketler hukuku açısından herhangi bir bağlantısı olmayan şirketler arasında da geçerlidir. Yanlış yolu seçenler, sadece zaman kaybına uğramakla kalmaz, aynı zamanda geçerli bir izin olmadan çalışma riskini de göze alırlar.

ICT Kartına alternatifler: AB Mavi Kart, İkamet Kanunu’nun 18b ve 19c maddeleri

Her aktarımın ICT kartı üzerinden yapılması gerekmez. Üç alternatif düzenli olarak değerlendirilmelidir.

AufenthG’nin 18g. maddesine göre düzenlenen AB Mavi Kartı, bir Alman iş sözleşmesi ve asgari maaş şartını gerektirir; ancak bunun karşılığında AB içinde hareketlilik imkânı sunar ve yerleşme izni alınana kadar geçen süreyi kısaltır. Almanya’da kalıcı bir işe dönüşmesi beklenen bir transfer için bu kart daha sağlam bir dayanak oluşturur — ICT Kartı ise öyle değildir.

AufenthG’nin 18b. maddesi, akademik eğitim almış ve yerel iş sözleşmesi bulunan vasıflı çalışanlar için geçerlidir. Bu, şirketin söz konusu kişiyi zaten yerel olarak istihdam etmek istediği durumlarda izlenecek standart yoldur.

AufenthG’nin 19c. maddesi, özellikle İstihdam Yönetmeliği aracılığıyla özel durumları düzenlemektedir. Yönetici pozisyonları ve belirgin mesleki pratik bilgilere sahip kişiler için, ICT kartından daha hızlı yollar ortaya çıkabilir. Her bir durumda hangi unvanın daha avantajlı olacağı, süreye, sözleşme şartlarına ve ülkede kalma olasılığına bağlıdır; KLAMERT & PARTNER, görevlendirme kararı verilmeden önce seçenekleri karşılaştırır.

İkamet hakkının yanı sıra açıklığa kavuşturulması gereken konular: Sosyal güvenlik, asgari ücret, vergiler

Bir görevlendirme, hiçbir zaman sadece ikamet hukuku ile ilgili bir mesele değildir. Buna paralel olarak üç başka düzenleme alanı daha mevcuttur ve bunlar kendi bağlantı noktalarına göre şekillenir.

Sosyal Sigorta: AB içindeki görevlendirmelerde, sosyal sigorta kapsamı A1 belgesi ile belgelenir. Üçüncü ülkelerden yapılan görevlendirmelerde ise sosyal sigorta kapsamı, ilgili sosyal sigorta anlaşmasına göre belirlenir; böyle bir anlaşma yoksa, çifte sigorta durumu ortaya çıkabilir. Bu durum, transferin başlamasından önce netleştirilmelidir; ilk prim hesaplamasında değil.

İş hukuku: Alman asgari çalışma koşulları, asgari ücret ve ilgili toplu sözleşme hükümleri dahil olmak üzere, geçici olarak görevlendirilen personel için de geçerlidir. Bu şartlar, Federal İş Ajansı’nın onay incelemesinde dikkate alınır; geçici görevlendirme ücretinin çok düşük olması, izin belgesini tehlikeye atar.

Vergiler: İkamet, işyeri konuları ve ücretin dağılımı, ikamet süresine ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına bağlıdır. KLAMERT & PARTNER, ikamet ve iş hukuku ile ilgili konuları ele alır ve vergi değerlendirmesi konusunda şirketin danışmanlarıyla koordinasyon sağlar — bu konuda net bir sınırlandırma, her şeyi kapsayan bir vaaddan daha değerlidir.

ICT Kartı kapsamında aile birleşimi

Birkaç yıl sürecek bir transfer, ailenin alacağı bir karardır. Ailenin de ülkeye gelmesi mümkündür, ancak genel şartlara tabidir.

Eşler ve reşit olmayan çocuklar ilke olarak ülkeye gelebilirler. Bunun için düzenli ve güvence altına alınmış geçim kaynağı, yeterli konut alanı ve evlilik veya soy bağı belgeleri gereklidir. Aile fertlerinin oturma izni, gönderilen kişinin oturma iznine bağlıdır ve süresi de onun süresiyle aynıdır.

Pratik açıdan belirleyici olan, zamanlamadır. Aile fertlerini aynı anda kaydettirenler, tek bir randevu takvimi kapsamında işlem yürütürler. Bunları sonradan sunanlar ise iki ayrı işlem yürütürler. Bu, şirketler için önemsiz bir konu değildir: Aile birleşiminin netleşmemesi, bir çalışanın yurtdışına gönderilmesinin sonuçta gerçekleşmemesinin sık görülen nedenlerinden biridir.

Reddetme ve Hukuki Koruma — İkamet Kanunu’nun 19f. maddesi, itiraz, eylemsizlik davası

ICT kartı için özel red gerekçeleri bulunmaktadır. Kalış Yasası’nın (AufenthG) 19f. maddesi, bunları açıkça belirtmektedir; bunlar arasında şirket içi transfer durumları da yer almaktadır.

Uygulamada üç grup önem arz etmektedir: önceki bir transferin ardından geçen bekleme süresi, şirket grubuna ait olma konusunda veya altı aylık süreye ilişkin şüpheler ve bu üç kişi grubundan hiçbirine dahil edilememe durumu. Bu nedenler önceden incelenebilir; bu nedenle ICT kartı başvurularında reddedilme durumu, diğer prosedürlere kıyasla daha sık önlenebilir.

Bir yurtdışı temsilcilik tarafından vize başvurusu reddedilirse, kararda belirtilen süreye bağlı olarak ilk hukuki başvuru yolu itirazdır. İtiraz sonuçsuz kalırsa, VwGO’nun 74. maddesi uyarınca yükümlülük davası açılabilir. İdare makamı yeterli bir gerekçe olmaksızın karar vermezse, üç ayın sona ermesinden sonra VwGO’nun 75. maddesi uyarınca eylemsizlik davası açılabilir; vize konularında genellikle Berlin İdare Mahkemesi yetkilidir.

“ICT Kartı söz konusu olduğunda, karar metnine göz atmak diğer tüm prosedürlere kıyasla çok daha önemlidir. Reddedilme gerekçeleri dar kapsamlı ve doğrulanabilir niteliktedir. Bir şirketler grubuna ait olduğu iddia edilirse, bu bir belgeleme meselesidir — ve belgeler sonradan da sunulabilir. Kişi grubu konusunda itiraz varsa, bu bir sunum meselesidir ve bu sunum daha net bir şekilde ortaya konabilir.”

— Markus Klamert, avukat ve KLAMERT & PARTNER’ın kurucusu

Diller ve erişim: Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce, Hintçe

Şirketler arası görevlendirmeler İngilizce olarak görüşülür ve Almanya’da Almanca olarak karara bağlanır. KLAMERT & PARTNER, Almanca, İngilizce, Ukraynaca, Rusça, Portekizce ve Hintçe dillerinde danışmanlık hizmeti vermektedir.

Hintli uzmanlar ve Hindistan’da şubeleri bulunan şirket grupları için Hintçe danışmanlık hizmeti sunulmaktadır. Hukuk bürosu, ekibine Hintçe konuşan Hint kökenli bir hukukçuyu dahil etmektedir; hukuki işlemler ve temsil, büronun ruhsatlı avukatları tarafından yürütülmektedir. Ukraynaca ve Rusça konuşan müvekkiller için irtibat kişisi Denys Osypenko’dur; Brezilya ve Portekiz için ise hukuk bürosu Portekizce dil desteğini sağlamaktadır.

Küresel Mobilite departmanları için dil erişimi her şeyden önce şunu ifade eder: Görevlendirilen kişi, sunması gereken belgeleri anlar ve İK departmanı, kurum içinde kullanabileceği belgeleri alır. Her ikisi de tek bir danışmanlık hizmetinde bir araya geldiğinde, koordinasyon süreçleri kısalır.

Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun

Durumunuzu bize anlatın — hızlı ve hiçbir yükümlülük altına girmeden. Başarı şansınızı değerlendirip kısa sürede size geri dönüş yapacağız.

ya da doğrudan şu numarayı arayabilirsiniz: 089 540 239 0

KLAMERT & PARTNER — Münih’te şirketler arası görevlendirme konusunda uzman avukatlık bürosu; Almanya genelinde ve uluslararası alanda faaliyet göstermektedir

KLAMERT & PARTNER Rechtsanwälte PartGmbB, Münih’te varlık hukuku alanında uzmanlaşmış bir ticari hukuk bürosudur. İkamet ve iş göçmenliği hukuku, büroun şirketlere ve uzman personele — dava başlığının belirlenmesinden dava sürecinde temsil edilmesine kadar — destek sağladığı alanlar arasındadır.

Neden Almanya genelindeki tayinler için Münih’te bir avukat? Çünkü ikamet hakkı federal hukuka tabidir. Yetki, görev yerindeki Yabancılar Dairesi’ne aittir ve uygulanacak hukuk her yerde aynıdır. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, Hamburg, Frankfurt, Stuttgart veya Dresden’deki yerleşim yerleri için olduğu kadar Bavyera’daki görevler için de — ve merkezi Almanya dışında bulunan şirket grupları için de — işlemler yürütmektedir.

İlk görüşmeler telefon ve video üzerinden yapılır; belgeler dijital olarak iletilir. Tekrarlayan transfer işlemleri olan şirketler için hukuk bürosu, belgelenmiş bir prosedür şablonu ve örnek belgeler sunmaktadır. Münih Barosu üyesi; Markus Klamert ayrıca Innsbruck’taki Tirol Barosu üyesidir.

KLAMERT & PARTNER’ın ofisleri Münih’in merkezinde, Theresienwiese’ye yürüme mesafesinde yer almaktadır ve Sendlinger Tor veya Goetheplatz’dan metroyla birkaç dakika içinde ulaşılabilir. Münih’te bulunmayanlar, danışmanlık hizmeti almak için buraya gelmek zorunda değildir. Ulaşım bilgileri ve çalışma saatlerini “İletişim” bölümünde bulabilirsiniz.

ICT Kartı için Ücretsiz İlk Değerlendirme — Transferiniz, herhangi bir yükümlülük olmaksızın incelenir

Ücretsiz ilk değerlendirme kapsamında, KLAMERT & PARTNER, davanızın başarı şansını bağlayıcı olmayan bir şekilde inceler. Bunun ötesinde hukuki danışmanlık hizmeti, ancak vekaletname imzalanması ve ücret anlaşması yapıldıktan sonra verilir.

Bir grup içi görevlendirme söz konusu olduğunda bu somut olarak şu anlama gelir: “ICT Kartı” doğru unvan mı, yoksa “Kısa Süreli Mobilite”, “Mobil ICT Kartı” veya “Vander Elst” mi? Altı aylık süre şartı yerine getirildi mi? Bekleme süresi geçerli mi? Ve planlanan transfer başlangıç tarihi, gerçekçi bir işlem akışına uygun mu?

İlk değerlendirme için hazırlamanız gerekenler

Görevlendirme mektubunun taslağı veya planlanan transfer bilgileri, grup yapısına ilişkin bir belge ve kişinin bugüne kadarki çalışma süresine ilişkin bilgiler faydalı olacaktır. Buna ek olarak, nitelik belgeleri ve öngörülen ücret de gereklidir. Varsa: başka bir AB ülkesinden alınmış mevcut bir ICT unvanı veya red mektubu.

Şirketler için maliyetler, süreler ve ücretler

İlk değerlendirmenin ardından ücret şeffaf bir şekilde kararlaştırılır: Avukat Ücretleri Kanunu’na göre veya bireysel bir ücret anlaşması temelinde; şirketler söz konusu olduğunda ise genellikle transfer başına sabit bir ücret olarak ya da tekrarlanan görevlendirmeler için bir çerçeve anlaşması şeklinde. Süreler kısadır: İtiraz süresi, kararda belirtilen süreye göre belirlenir; dava açma süresi ise VwGO’nun 74. maddesine göre bir aydır.

En hızlı yol, Uzman Personel Hizmeti için iletişim formunu kullanmaktır: Transferi birkaç cümleyle açıklayın, belgeleri ek olarak gönderin ve ilk değerlendirmeyle birlikte geri bildirim alın. KLAMERT & PARTNER’a 089 540 239 0 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

ICT Kartı ve Şirketler Arası Görevlendirmeyle İlgili Sık Sorulan Sorular

ICT Kartı nedir?

ICT Kartı, AufenthG’nin 19. maddesi uyarınca şirket içi transfer edilen çalışanlar için verilen bir ikamet iznidir. ICT, “Intra-Corporate Transfer” (Şirket İçi Transfer) anlamına gelir. Bu kart, AB dışındaki bir şirketten bir kişinin, aynı şirket grubuna ait Almanya’daki bir şubeye belirli bir süre için geçici olarak görevlendirilmesi durumunda geçerlidir. Menşe ülkedeki iş ilişkisi devam eder; Alman iş sözleşmesi gerekli değildir. Yasal dayanak, Avrupa Birliği içindeki transferleri tek tip bir şekilde düzenleyen (AB) 2014/66 sayılı Direktiftir.

ICT kartını kimler alabilir?

Sadece üç kişi grubu vardır: Yöneticiler, uzmanlar ve stajyerler. Yönetici, ev sahibi şubeyi veya şubenin bir bölümünü yöneten ve personel kararlarında yetkiye sahip kişidir. Uzman ise, vazgeçilmez uzmanlık bilgisine, yüksek nitelik düzeyine ve uygun mesleki deneyime sahip kişidir. Stajyer ise, yükseköğretim diplomasına sahip olan ve ücretli bir staj programını tamamlayan kişidir. Bu gruplardan hiçbirine girmeyenlere ICT kartı verilmez — bu durumda diğer unvanlar değerlendirilmelidir.

“Şirket içi transfer edilen çalışan” ne anlama gelir?

Burada kastedilen, bir şirketler grubu içindeki görevlendirmedir: İş ilişkisi, Avrupa Birliği dışındaki bir şirketle kurulmuştur ve kişi, aynı grubun Almanya’daki bir şubesine geçici olarak görevlendirilmektedir. İşveren değişikliği yoktur, Alman iş piyasasında işe alım söz konusu değildir. Şirketler arasındaki şirketler hukuku bağının ve kişinin gruba ait olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Başvurular, kişisel şartlardan çok, tam da bu belgelerin eksikliği nedeniyle reddedilmektedir.

ICT Kartı ile AB Mavi Kartı arasındaki fark nedir?

ICT Kartı, Alman iş sözleşmesi olmaksızın geçici görevlendirme şartına bağlıdır ve en fazla üç yıl ile sınırlıdır; bu kart, daimi ikamet hakkı sağlamaz. AufenthG’nin 18g maddesi uyarınca verilen AB Mavi Kartı, bir Alman iş sözleşmesi ve asgari maaş şartını gerektirir; bunun karşılığında AB içinde hareket özgürlüğü sağlar ve yerleşme izni alınana kadar geçen süreyi önemli ölçüde kısaltır. Süreli bir şirket içi transfer için ICT Kartı, Almanya’da kalıcı bir çalışma için ise AB Mavi Kartı uygun seçenektir.

ICT kartı bir çalışma vizesi midir?

Tam olarak öyle değil. Vize ilk adımdır: Kişi, şirket içi transfer amacıyla Alman yurtdışı temsilciliğine ulusal vize başvurusunda bulunur. ICT kartı ise ülkeye girişin ardından Yabancılar Dairesi tarafından verilir ve bu kart, transfer kapsamında çalışmaya izin veren ikamet iznidir. Çalışma vizesi ve çalışma izni sistemine ilişkin olarak KLAMERT & PARTNER’ın bu konuya ayrılmış bir hizmet sayfası bulunmaktadır.

ICT kartı, bir bağlı şirkete görevlendirme durumunda da geçerli midir?

Evet, ancak görevlendirilen birim aynı şirket grubuna ait bir şube ise. Bu kapsamda, bağlı şirketler, şubeler ve görevlendiren şirketle şirketler hukuku açısından bağlantısı olan diğer birimler yer almaktadır. Bu bağlantı bulunmayan müşteriler, işverenler veya ortak girişim ortakları nezdindeki görevlendirmeler bu kapsamda yer almamaktadır. Bu tür durumlarda, örneğin merkezi AB'de bulunan bir şirket tarafından yapılan görevlendirmelerde Vander-Elst vizesi gibi başka yollar değerlendirilebilir.

Uzman personel, şirketler grubunda ne kadar süre önce çalışmaya başlamış olmalıdır?

En az altı ay, üstelik şirket içi transferin başlamasından hemen önce. Bu süre, üç kişi grubunun tümü için geçerlidir; yani stajyerler için de. Bu nedenle, menşe ülkede yeni bir işe alım ve ardından derhal görevlendirme yapılması durumunda ICT kartı geçerli olmaz. Personel planlaması açısından bu şu anlama gelir: Bir kişiyi Almanya’da görevlendirmeyi planlayanlar, o kişinin gruba ait olduğunu ilk günden itibaren belgelemelidir.

ICT kartı için Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gerekiyor mu?

Evet. Vize ve ICT kartı için Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gereklidir; ayrıntılar İstihdam Yönetmeliği’nin 10a. maddesinde düzenlenmiştir. Transferin çalışma koşulları, özellikle de ücret ve diğer koşulların benzer yerli çalışanlarınkine uygun olup olmadığı incelenir. Mobil ICT kartı için de ilke olarak onay gereklidir; ancak İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19a maddesi kapsamındaki kısa süreli hareketlilik için bu şart aranmaz. Bir şirket içi transferin onay gerektirmediği varsayımı, yaygın ve pahalıya mal olan bir yanılgıdır.

ICT Kartı için bir maaş eşiği var mı?

AB Mavi Kartında olduğu gibi sabit bir eşik bulunmamaktadır. Kriter, karşılaştırılabilirliktir: Ücret ve çalışma koşulları, benzer konumdaki yerli çalışanlarınkine uygun olmalıdır. Pratikte bu, menşe ülkede uygun sayılan bir görevlendirme ücretinin Almanya’daki görev için yetersiz kalabileceği anlamına gelir. Ek ödemeler, ayni yardımlar ve görevlendirme tutarları, değerlendirmeye dahil edildiği için anlaşılır bir şekilde belirtilmelidir.

ICT kartı başvurusu için hangi belgeler gereklidir?

Başvurunun temelini, görevin yeri ve türü, süresi, ücreti ve diğer çalışma koşullarına ilişkin bilgileri içeren görevlendirme mektubu ile AB dışındaki bir şubeye geri dönüşün mümkün olduğuna dair kanıt oluşturmaktadır. Buna ek olarak, şirket grubu ve kişinin gruba ait olduğuna dair belgeler, nitelik belgeleri, istihdam ilişkisine ilişkin beyan, pasaport fotokopisi ve sağlık sigortası belgeleri de sunulmalıdır. Görevlendirme mektubu ile beyan arasında çelişkiler olması, ek bilgi talebinde bulunulmasının en yaygın nedenidir.

ICT kartından hangi kurum sorumludur?

Üç kurum birlikte hareket eder. Menşe ülkedeki Alman diplomatik temsilciliği vizeyi verir. Görev yerindeki Yabancılar Dairesi, ülkeye girişin ardından ICT kartını verir ve vize sürecine de dahil olur. Federal Çalışma Ajansı ise onayı verir. Buna karşılık, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19a maddesi kapsamındaki kısa süreli hareketlilik için bildirim, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne yapılır. Yanlış muhataba başvurursanız zaman kaybedersiniz. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, ilk başvurudan önce yetki durumunu netleştirir.

ICT kartı için işlem süresi ne kadardır?

Belirleyici olan, ilgili yurtdışı temsilciliklerinin randevu takvimidir ve bu, ülkeye ve mevsime göre önemli ölçüde değişiklik gösterir. Randevu alınmasından vizenin verilmesine kadar geçen sürenin birkaç ay olması gerçekçi bir beklentidir. Eksiksiz ve tutarlı belgeler ile kişi gruplarının sınıflandırılmasının erkenden netleştirilmesi, süreci hızlandırıcı etki yaratır. Hiçbir hukuk bürosu, işlem süreleri konusunda kesin taahhütlerde bulunamaz; planlanabilen tek şey, işlem süresine kendi katkınızdır.

ICT kartının fiyatı ne kadar?

Ulusal vize için yurtdışı temsilciliği bir ücret alır; ICT kartı için ise Yabancılar Dairesi ayrı bir ücret alır. Buna ek olarak, duruma göre çeviri ve tasdik masrafları ile avukatlık ücreti de eklenir. Kurumsal danışmanlık hizmetlerinde KLAMERT & PARTNER, genellikle her transfer için sabit bir ücret veya tekrarlanan görevlendirmeler için bir çerçeve anlaşması yapar — bu da küresel mobilite bütçelerinin planlanabilir olmasını sağlar. Güncel ücret tarifeleri, yurtdışı temsilcilikleri ve Yabancılar Dairesi tarafından yayınlanır.

Görevlendirilen kişinin Almanca bilgisi olması gerekiyor mu?

AufenthG’nin 19. maddesi, ICT kartı için Almanca bilgisi şartı aramamaktadır. Bu, diğer izin türlerine kıyasla önemli bir fark oluşturmakta ve ICT kartını kısa vadede planlanabilen transferler için cazip kılmaktadır. Dil bilgisi, ancak başka bir ikamet iznine geçiş veya daha sonra yerleşme izni alınması hedeflendiğinde pratik olarak önem kazanır — bu durumlarda dil bilgisi rol oynar. Bu nedenle, uzun vadeli planları olanlar dil öğrenimini erkenden göz önünde bulundurmalıdır.

ICT kartının geçerlilik süresi ne kadardır?

Bu izin, transfer süresince verilir; yönetici ve uzmanlar için en fazla üç yıl, stajyerler için ise en fazla bir yıl geçerlidir. Bu süreler azami sürelerdir ve uzatılamaz. Transfer, azami süre içinde uzatılırsa, ICT kartının uzatılması mümkündür. Kişinin Almanya’da bu sürenin ötesinde kalması gerekiyorsa, başka bir ikamet iznine geçiş imkanı değerlendirilmelidir — ve bu, sürenin bitiminden önce, bitiminden sonra değil, yapılmalıdır.

ICT kartının süresi uzatılabilir mi?

Yasal azami süre dahilinde evet: Transfer süreci başlangıçta planlanandan daha uzun sürerse, ICT kartı üç yıla kadar veya stajyerler için bir yıla kadar uzatılabilir. Azami sürenin ötesinde uzatma mümkün değildir. Başvuru, sürenin dolmasından önce Yabancılar Dairesi’ne yapılmalıdır; zamanında yapılan başvuru, karar verilene kadar ikamet hakkını genellikle güvence altına alır.

ICT kartının geçerlilik süresinin dolmasından sonraki altı aylık bekleme süresi nedir?

Son ikamet süresinin bitiminden itibaren altı ay geçmeden, Almanya topraklarında şirket içi transfer amacıyla yapılan bir başvuru reddedilir. Bu düzenleme, zincirleme görevlendirmeler yoluyla süreli transferlerin kalıcı bir duruma dönüşmesini önlemeyi amaçlamaktadır. Bu durum, şirketler için önemli bir planlama faktörüdür: Kendini kanıtlamış bir çalışan, hemen ardından tekrar Almanya’ya gönderilemez. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, her ikinci gönderim öncesinde bekleme süresini inceler.

Sekiz haftalık bir görev için ICT kartına ihtiyacım var mı?

Hayır — ICT kartı, 90 günden uzun süreli bir transferi gerektirir. Kişinin başka bir AB üye devletine ait bir ICT kartı varsa, İkamet Kanunu’nun (AufenthG) 19a maddesi uyarınca kısa süreli hareketlilik hükümleri geçerlidir. Aynı şirket grubuna ait bir şubede 180 gün içinde en fazla 90 gün kalınmasına izin verilir. Bunun için Alman ikamet izni ve Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gerekli değildir, ancak Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’ne bildirimde bulunulması gerekir. AB ön izni yoksa, başka yolların değerlendirilmesi gerekir.

Mobiler ICT Kartı nedir?

AufenthG’nin 19b. maddesine göre Mobiler-ICT Kartı, Almanya’da Avrupa içi transferin devamı için gerekli olan belgedir. Bu kart, başka bir üye devletin ICT Kartına sahip bir kişinin, aynı gruba ait bir Alman şubesinde 90 günden fazla süreyle görevlendirilmesi durumunda değerlendirmeye alınır. Prensip olarak Federal Çalışma Ajansı’nın onayı gereklidir; ancak başvuru başka bir AB ülkesinden yapılmışsa bir istisna söz konusu olabilir. Bu durum, sıklıkla kullanılmayan bir zaman avantajı sunmaktadır.

Vander-Elst vizesi nedir — ve ICT kartı yerine ne zaman buna ihtiyacımız olur?

Vander-Elst vizesi, şirket içi transferi değil, hizmet sunumunu ilgilendirir. Bir AB üye devletinde merkezi bulunan bir şirket, kendi hizmetini sunmak üzere üçüncü ülke vatandaşı bir çalışanı Almanya’ya gönderirse, hizmet serbestliği devreye girer — bunun dayanağı, Vander Elst davasında Avrupa Adalet Divanı’nın verdiği karardır. Bunun şartlarından biri, merkez ülkesinde usulüne uygun ve kalıcı bir istihdamın bulunmasıdır. Kısa süreli görevlendirmeler için istisnalar mevcuttur; yetki alanları ve gerekli belgeler her diplomatik temsilcilik için farklılık gösterir.

Eş ve çocuklar da ICT kartı kapsamında gelebilir mi?

Eşler ve reşit olmayan çocuklar prensip olarak aile birleşimi kapsamında ülkeye gelebilirler. Bunun için düzenli ve güvence altına alınmış geçim kaynağı, yeterli konut alanı ve evlilik veya soy bağı ile ilgili belgeler gereklidir. Aile fertlerinin oturma izni, gönderilen kişinin statüsüne bağlıdır ve bu statü sona erdiğinde geçerliliğini yitirir. Başvuruların eşzamanlı olarak yapılması tavsiye edilir: Ayrı ayrı yürütülen işlemler, iki farklı randevu tarihi ve iki ayrı bekleme süresi anlamına gelir. Şirketler için aile birleşimi, bir görevlendirmenin kabul edilip edilmeyeceğinde genellikle belirleyici faktördür.

ICT kartı sahibi, başka bir ikamet iznine geçebilir mi?

Yasal olarak bir geçiş imkânı tamamen dışlanmamaktadır, ancak belirli koşullara bağlıdır — ICT kartı, kalıcı ikamet değil, süreli bir geçiş için tasarlanmıştır. Kişinin Almanya’da kalıcı olarak çalışması durumunda, genellikle bir Alman iş sözleşmesi ve dolayısıyla § 18g AufenthG uyarınca bir uzman işgücü statüsü veya AB Mavi Kartı gereklidir. Yurt içinden geçişin mümkün olup olmayacağı ya da ülkeden ayrılmanın gerekli olup olmayacağı, her bir vakanın özelliklerine bağlıdır. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, ICT kartının süresi dolmadan önce bu konuyu ülke çapında inceler.

ICT kartı, yerleşim izni alınmasına yol açar mı?

ICT Kartı, kalıcı ikamet amaçlı bir statü değildir — geri dönüş olasılığı olan geçici bir transferle bağlantılıdır ve maksimum süresi yasalarla sınırlandırılmıştır. Bu nedenle, yerleşim izni almak isteyenler başka bir izin türü yolunu izlemelidir; özellikle de süreleri daha kısa olan vasıflı işgücü izinleri veya AB Mavi Kartı gibi seçenekler tercih edilmelidir. Sürelerin hesaba katılıp katılamayacağı ve nasıl hesaplanacağı, her bir vaka için ayrı ayrı değerlendirilmelidir; bu konuda genel bir açıklama yapmak mümkün değildir.

Başvuru reddedilirse veya idare bir karar vermezse ne yapılmalıdır?

Bir yurtdışı temsilcisinin reddine karşı, kararda belirtilen süreye bağlı olarak itirazda bulunulabilir. İtiraz sonuçsuz kalırsa, VwGO’nun 74. maddesi uyarınca yükümlülük davası açılabilir; dava açma süresi bir aydır. İdare makamı yeterli bir gerekçe olmaksızın karar vermezse, üç ay sonra VwGO’nun 75. maddesi uyarınca eylemsizlik davası açılabilir; vize konularında bu dava genellikle Berlin İdare Mahkemesi’nde görülür. AufenthG’nin 19f. maddesinde belirtilen red gerekçeleri dar bir kapsamda ele alındığından, ICT kartı başvurularında kararın titizlikle incelenmesi özellikle önemlidir. Münih’te faaliyet gösteren KLAMERT & PARTNER hukuk bürosu, bu incelemeyi ülke genelinde üstlenmektedir.

Gönderiminizi şimdi hiçbir yükümlülük altına girmeden inceletin — ICT Kartı ile ilgili ücretsiz ilk değerlendirme için 089 540 239 0 numaralı telefonu arayın veya iletişim formumuzu kullanın.

Ücretsiz ilk değerlendirme talebinde bulunun

BlueCard - Nitelikli İşgücü Göçü